Yazılar

GELİŞİM

Çoğu kez birbiriyle karıştırılan “büyüme” ile “gelişme” sözcükleri, gerçekte birbirinden farklı kavramlardır; biri diğerinin yerini alamaz. Yapısal artışı dile getiren “büyüme”, bedende gerçekleşen sayısal değişiklikleri içerir. (Kilo, boy artışı gibi). Buna karşılık “gelişme” kavramı; düzenli, uyumlu ve sürekli bir ilerlemeyi dile getirmektedir. Gelişim, anne karnından başlayıp ölünceye kadar devam eden bir süreçtir. Her çocuğun gelişiminin farklı olduğunu unutmamalıdır. Bu nedenle çocuklarımızı bedensel, zihinsel, sosyal, duygusal yönden karşılaştırmamız gerekir.

GELİŞİM ALANLARI

  1. Fiziksel Gelişim

Döllenmeden itibaren beyinde, duyu organlarında ve bedenin diğer bölümlerinde meydana gelen tüm yapısal gelişmeler fiziksel gelişmedir.

  1. Psiko-motor Gelişim

Hareket gelişimidir.İnce ve kaba motor gelişimlerdir. İnce motor gelişim parmak kasları, el-göz koordinasyonu ile ilgili gelişmeyi  kaba motor gelişim ise emekleme, oturma, yürüme, zıplama, tek ayak üzerinde durma, topa vurma, merdiven çıkma…gibi diğer tüm hareketleri kapsar.

  1. Zihinsel Gelişim

Öğrenmeyi ve anlamayı içeren algılama, soyut düşünme, uzun süreli ve kısa süreli hafıza,  lisan, problem çözme, yargılama, dikkat…gibi tüm zihinsel işlevleri kapsar.

  1. Sosyal Gelişim

İnsan yavrusunun toplumun bir üyesi haline sosyalleşmesidir. Çocuk çevresinden etkilenen aynı zamanda çevresini de etkileyen bir varlıktır. Sosyal gelişim, bireyin öncelikle aile ve yakın akraba çevresine katılımıyla başlayan ve yaşının ilerlemesiyle diğer sosyal gruplarla (akran grupları, ana okulu, oyun grupları, ilköğretim, spor aktiviteleri…) devam eden ilişkilerinin gelişimsel özelliklerinin takip edilmesidir.

  1.  Duygusal Gelişim

Bireyin kendi duygularının farkında olması, duygularını uygun yollarla yani uygun jest, mimik gibi yüz ifadeleri kullanarak sözle de  ifade etmesi; diğer taraftan başkalarının duygularını da empati yoluyla anlayarak karşısındakine yansıtma yetisini içeren gelişim sürecidir.

  1.  Cinsel Gelişim

Cinsiyet organlarının büyüyüp gelişmesi sürecinde yaşadığı davranış değişiklikleriyle beraber, bu gelişim sürecinde doğan sorunlarla ilgili davranış değişikliklerini kapsar. Çocuğun anlayabileceği şekilde çocuklara bu değişiklikleri anlatılmalıdır.

  1.  Ahlak Gelişimi

Bu gelişim süreci, bireyin özünde yer alan ahlaki doğruların ve erdemlerin sosyal alandaki tezahürünü içerir. Buna göre birey, toplum değerlerini de içerisine katarak, kendine göre mukayeseli (doğru-yanlış, iyi-kötü…) bir ahlaki düşünce sistemi geliştirir.

  1.  Öz bakım Becerileri

Bireyin dışarıdan yardım almadan yaşamını sürdürebilmesi için gerekli temel becerileri (beslenme, tuvalet ve temizlik alışkanlıkları, giyinme-soyunma….) kazanmasına ilişkin konuları ele alan gelişim sürecidir. Çocuklarımıza öz bakım becerilerini gerçekleştirmeleri için fırsat tanınmalı ve kısıtlanmamalıdır. Çünkü çocuğun giyinme, beslenme, tuvalet alışkanlıkları anne-baba ve diğer kişiler üstlenip çocuğun üstünü giydirme, tuvaletten sonra altını temizleme, çocuğu bebek gibi besleme yapılırsa çocuk kendi kendine yetemez ve her zaman büyüklerine muhtaç olur. Bu şekilde de öz güven kazanılamaz.

 ÇOCUK GELİŞİM DÖNEMİNİN ÖZELLİKLERİ

 0-1 YAŞ ÇOCUKLARIN GELİŞİMİ  

 0-1 yaş döneminde bebek bütünüyle annesine ve çevresine bağımlıdır. Onun içinde temel gereksinmesi ´güven ve sevgidir. Bunu alamazsa ona ´güvensizlik´ egemen olacaktır. Çocuğun acıkması ´güvensizliktir, doyurulması´güvendir. Çocuğunun altının kirlenmesi ´güvensizliktir, temizlenmesi güvendir. Annenin uzaklaşması güvensizliktir, gelmesi güvendir. 0-1 yaş döneminde kazanılan güven duygusu hayatı boyunca sürecektir. Eğer güven duygusu gelişmezse çocuk kendine güvenmeyen birey olarak yetişecek ve hayatı boyunca güven ve güvensizlik ikilemi yaşayacaktır.

Bebeğin temel gereksinmeleriyle ilgili görünen güven ve güvensizlik ikilemi hayat boyunca sevgiyle ilgili olarak, başarı ile ilgili olarak, toplumsal korkularla ilgili olarak sürüp gidecektir.

1-3 YAŞ ÇOCUKLARININ GELİŞİMİ

 Tuvalet eğitiminin kazanıldığı bu dönem 2. ve 3. yaşları kapsar. Yürümeye ve konuşmaya başlamıştır. Kazanılan bu iki önemli yetenek sayesinde bağımsız hareket etmek ister. Sürekli oradan oraya koşuşturur, her yere uzanmak, her şeyi tutmak ister. Çevresini araştırmaya keşfetmeye çalışır. Aileler bu keşfetme zamanlarında çocuğa karşı çıkmamalı çocuğun kendi kendine bir şeyler öğrenmesine fırsat vermelidir ve onu bu yolda desteklemelidir. Su ile oynar, yemekleri döküp saçmaya başlar, isteklerini karşı çıkılmasına dayanamaz, ağlar, başına buyruk, ele avuca sığmaz, öfkeli bir çocuk olup çıkmıştır.

           Bu çağda çocukların inatçı olumsuz, hareketli karıştırıcı tutturucu olduklarını ve davranışlarında çelişkilerle dolu olduğunu unutmamak gerekir. Ayrıca bu olumsuzlukların geçici olduğunu 3 yaşında ortaya çıktığını bilmek yararlıdır. Ortadan kesici, batıcı, yarayıcı nesneler kaldırılmalıdır. Çocuğun rahat hareket edebileceği ortamlar hazırlanmalıdır. Değerli eşyalar çocuğun uzanamayacağı yerlere konmalıdır. Ama bunu yaparken her şeyi ortadan kaldırmak yanlış olur. Çocuk oynanmayacak bir şeylerle oynuyorsa yavaşça elinden alınmalı onun yerine ilgisini çekecek bir eşya veya oyuncak verilmelidir.

          Bu yaşlarda çocukların dikkatlerinin başka yöne kolaylıkla çekilebileceğini bilmek iyi olur. Böylece çocukla gereksiz yere kısır çekişmelere girilmemiş olur. Çocuk her an bir şey kıracak kendine veya eşyalara zarar verecek korkusuyla davranmak doğru bir hareket tarzı değildir. Çocuk bazı titiz annelerin yaptığı gibi belli bir alanda tutulmamalı, ev içinde oynama serbestisi tanınmalıdır. Sürekli olarak dur, otur, yapma ,elleme demekten kaçınmak yerinde olacaktır. Bu yaşlarda korkutmalara, sert cezalara ve dayağa başvurmak çok zararlıdır. Ancak çocuk ağlamasın diye her istediğini yerine getirmekten de kaçınılmalıdır. Çocuğun döküp saçmasına katlanarak kendi kendisini besleme kendi başına yemek yeme isteği desteklenmelidir. Üç yaşında çocuk kendi başına yemek yer duruma gelmelidir. Çocuk döküp her tarafı batıracak diye çocuk anne tarafından yedirilmemeli, çocuğun kendi kendine yemesi için desteklenmelidir.

3-6 YAŞ ARASI ÇOCUKLARININ GELİŞİMİ

Bu dönemde çocuk konuşkan, cıvıl cıvıl ve hayat doludur. Sürekli sorular sorar: “Anne bu ne?, Baba bunun adı ne?, Neden?, Niçin?,” soruları bitmek bilmez. Çocuğun soruları geçiştirilmemeli, çocuğun anlayabileceği şekilde anlatılmalıdır. Çocuğa yanliş bilgi verilmemelidir.Bir önceki dönemin inatçılığı gitmiş onun yerini uyumluluk ve söz dinlerlik almıştır. Bu dönemin en belirgin özelliği olan kendi işini kendi görmeye bayılır. Çok canlı bir hayal gücü vardır. Duyduklarını abartır, gördüklerini çarpıtarak anlatır. Olmamış şeyleri olmuş gibi anlatır. Çizikler, sıyrıklar ve küçük yaralanmalardan çok etkilenirler. Bir damla kan görse bağırır, ağlar. Kız veya erkek olduğunu ayırt eder. Anne babaya benzeme çabası içine girerler. Kız çocuğu anneye hayrandır, anneyle bir arada bulunmaktan, onunla mutfakta iş yapmaktan çok hoşlanır. Annenin hoşuna gidecek işleri yapmaya özen gösterir. “Bak anne ben ne yaptım” diyerek ondan övgü bekler. Anneyi giyinirken, soyunurken, süslenirken izlemeyi çok sever, dudaklarını boyamaya annesinin topuklu ayakkabılarını giymeye bayılır. Erkek çocuklar da babaya hayrandır. Onun gözünde babadan daha becerikli, daha akıllı ve daha güçlü kimse yoktur. Arkadaşlarına “Benim babam senin babanı döver” diye tartışmaya girişir.

          Kızın anneyi benimsemesi, erkek çocuğunun da babayı örnek alması kişiliğin gelişmesinde en önemli olaydır. Erkek çocuk erkek kimliğini babaya benzeyerek, kız çocuk ta kız kimliğini anneye benzeyerek kazanır.

Bu dönemde oyun çocuklar için ayrı bir özelliğe sahiptir. Biz yetişkinler gözüyle oyun, çocuğun eğlenmesine, oyalanmasına yarayan amaçsız bir uğraştır. Oysa çocuk oynadıkça duyuları keskinleşir, becerisi artar. Çünkü oyun, çocuğun en doğal öğrenme ortamıdır. Duydukları, gördüklerini sınayıp denediği, öğrendiklerini pekiştirdiği bir deney odasıdır. Oynayan çocuk kendi küçük dünyasındadır. O dünyaya kendisi hakimdir. Kuralları kendisi koyar, kendisi bozar. Yaşıtları dışındaki kimsenin bu dünyaya girmesini istemez. Evcilik oynayan küçük çocuklar büyükleri yanlarına yaklaştırmazlar.

6-11 YAŞ ÇOCUKLARININ GELİŞİMİ (İlkokul dönemi)

           Okula başlama çocuk yönünden belli bir zeka ve duygusal gelişimi tamamlamış olmayı gerektirir. 6 yaşını bitirdiği halde zekası yeterli olan bir çocuk ruhsal bakımdan evden ayrılabilme olgunluğunu göstermeyebilir. Özellikle oyun ve arkadaşlıktan uzak tutulmuş, dışarı çıkarılmamış çocuklar için evden ayrılış ürkütücüdür. Okulların açıldığı ilk günlerde, her sınıfta birkaç anneyi sıralarda çocukları ile birlikte otururken görürüz. Okula korku ile giden ve hep evi düşünen bir çocuğun kendini okuma ve öğrenmeye vermesi kolay olmaz. Ayrıca yaşıtları içine karışması, birlikte oynaması ve arkadaşlık kurması güç olur. Okula uyumu ve başarısı bir anlamda anne-babanın yetiştirmedeki başarısıdır. Çocuk dışarıya çıkartılıp arkadaşlarıyla birlikte vakit geçirdiyse anne-babaya bağımlı yetişmediyse çocuk okula daha kolay alışır ve derslerde başarısı yüksek olur.

İlkokul çocuklarının öğrenmek, üretmek için güdüsü çok fazladır. Anne babaya düşen, bu güdüyü en iyi biçimde değerlendirmeye çalışmaktır. İlgi çekici, renkli ve kolay izlenebilen materyallerle çocukların bu ilgileri desteklenebilir. Ürettiklerini beğenmek ve ödüllendirmek ise anne babanın asli görevidir!

İlkokul çocukları, konuşmaya, tekrarlamaya çok meraklıdır. Yazmaya ilgi ve merakları daha azdır. Bu yaş çocuklarını sınıfta öğretmenin, evde anne babanın sık sık sıraları geldiğinde konuşmaları ve sıralarını beklemeleri konusunda uyarması gerekir. Özellikle yoğun geçen bir iş gününün ardından çocuğunuzu dinlemek çok güç olabilir ama son bir çabayla ona zaman ayırmaya çalışmanızı öneririz. Aktif olarak ona ayıracağınız sadece yarım saat bile, onun bu gereksinimini karşılamaya yetebilir. Unutmayın birlikte geçirilen zamanın niteliği niceliğinden çok çok daha önemlidir!

Bu yaş çocukları,aynı zamanda şikayet etmeyi de çok severler. Bu onların moral (ahlaki)gelişimde kuralları katı bir biçimde algılamalarından ve davranışın ardındaki niyeti henüz dikkate alamamalarından kaynaklı olabilir. Ayrıca çok sevdikleri öğretmenlerinin, anne babalarının dikkatlerini çekmek ya da kıskançlık gibi nedenlerle de bu davranışı gösteriyor olabilirler. Ama gerçekten sıkıntıları olabileceğini de gözardı etmemek gerekir. Sonuçta sebep ne olursa olsun, sizden destek istediğinin bir göstergesidir bu şikayetler. Ancak bunları çok fazla ödüllendirmenin, şikayet etmeyi genel bir davranış kalıbı haline getirmesine yol açabileceği olasılığını da unutmayın!

Bu yaş çocukları somut düşünme döneminde oldukları için, çoğunlukla görerek ve yaparak öğrenirler. Bu nedenle söylediklerinizden çok davranışlarınızın önemli olduğunu unutmayın! Sözcükler ve dolayısıyla konuşma soyuttur. O sizin davranışlarınızı öğrenir.

ERGENLİK DÖNEMİ

Bu dönemde erkeler ve kızlar farklı gelişim özellikleri gösteririler. Kızlar erkeklerden önce ergenlik dönemine girerler ve bu döneme farklı cinsiyet hormonları salgılarlar. Erkeklerin salgıladığı hormona testosteron, kızların salgıladığı hormona östrojen adı verilir. Bu hormonlar vücudun diğer hormonlarını, metabolizmasını, kemik ve kas sistemimin gelişmesini etkiler. Kızlar önce ergenliğe girdiği için 11- 12 yaşlarında boy ve kile artışı içinde girerler. Hızlı fiziksel ve fizyolojik gelişme vücutta büyük değişime neden olur. Bedenin tüm organları büyür, ergen uyum sorunu yaşayabilir.

Bu dönemde bireyler soyut işlemler dönemindedir. Ergenlik dönemi ile birlikte çocuklar soyut ve analitik düşünmeye başlarlar. Soyut kavramını anlayabilir ve etkili olarak kullanabilirler. Problemlerini çözebilmek için farklı yollar seçip onları test edebilirler. Ayrıca ideal fikir, değer ve inançlar da gelişmeye başlar. Kritik düşünme, yaratıcı düşünme, analiz, sentez yapma, eleştirme gibi özellikler bu dönemde sağlanacak eğitimsel etkinliklerde gelişir.

YETİŞKİNLİK DÖNEMİ

Yetişkinlik dönemi kendi içinde yetişkinliğe geçiş, yetişkinlik, yaşlılık gibi aşamalara ayrılmaktadır. Bu dönemin güzel özellikleri şöyle sıralanabilir.

Birey fiziksel motor gelişimini tamamlamıştır. Yaşlılık döneminde fiziksel güç ve yetilerde azalma görülmektedir.

Bilişsel gelişim aşamasında birey en son noktaya gelmiştir ve değişme azdır. Fakat toplum, kültür, bireyin yaşantıları önemlidir.

Psikososyal gelişim açısından bu dönemde bireyler; yetişkinliğe geçiş döneminde evlenme, aile kurma ve daha sonra aile yaşamını devam ettirme, meslek sahibi olup bir meslekte başarılı olma ve emeklilik dönemi gibi süreçleri geçirmektedirler.

BURSA REHABİLİTASYON MERKEZİ – HAYAT ÖZEL EĞİTİM 

OKUL ÖNCESİ ÖĞRETMENİ

DİLBER IŞIKLI

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite BELİRTİLERİ

    DEHB belirtileri dikkatsizlik ve/veya hiperaktivite ve tepiselliği kapsar. Bu özellikleri her çocuk şu veya bu şekilde sergiler. Fakat DEHB teşhisi koymak için, belirtilerin çocuğun yaşına uygun olmaması gerekir.

    DEHB çocuklarda ve gençlerde yaygındır. Yetişkinlerde de bu bozukluk görülebilir. Yetişkinlerdeki belirtilerde bazı farklılıklar olabilir. Örneğin, bir yetişkin hiperaktivite yerine tez canlılık sergileyebilir. Ayrıca, DEHB’li yetişkinler sürekli olarak kişiler arası ilişkilerde ve işte problem yaşarlar.

    DEHB teşhisi için, bozukluğa sebep olan bazı belirtiler 7 yaşından önce sergilenmiş olmalıdır. Ayrıca belirtiler birden fazla yerde görülmüş olmalıdır. Örneğin, bir kişi evde ve okulda veya evde ve işte belirtileri sergilemiş olmalıdır. Ayrıca, belirtilerinin kişinin evde, sosyal çevrede ve iş ortamında işlevselliğini engellediğine dair net kanıtlar olmalıdır.

    Üç farklı DEHB belirti kategorisi vardır: Dikkatsizlik, hiperaktivite, tepisellik (impulsivite)

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite’li bir kişi aşağıdaki belirtilerin bazısına veya hepsine sahip olabilir:

  •     ”    Detaylara dikkat etmede zorluk çekme ve okulda veya diğer aktivitelerde düşüncesizce hatalar yapma eğilimi; umursamaz ve karmakarışık iş üretmek
  •     “ Kolayca alakasız dürtülerle dikkatin dağılması ve düzenli olarak devam eden çalışmaları başkalarını rahatsız eden sesler ve olaylarla bölmek
  •     ”  Görevler ve aktivitelerde dikkati sürdürme yeteneğinin olmaması
  •     ” Konsantrasyon gerektiren ev ödevi veya hesap veya görevleri bitirmede zorluk çekme
  •     ”  Sürekli bitmemiş bir aktiviteden bir başkasına geçme
  •     ”  Oyalanma
  •     ”   Düzensiz çalışma alışkanlıkları
  •     ”   Günlük aktiviteleri unutma (örneğin randevuları kaçırma, yemek getirmeyi unutma)
  •     ”    Ev ödevi veya günlük işler gibi görevleri tamamlamama
  •     ”   Konuşmada daldan dala atlama, diğerlerini dinlememe, aklını konuşmaya vermeme, sosyal durumlarda aktivite kurallarını veya detaylarına uymama
  •     ”   Otururken kıpır kıpır kıpırdanmak
  •     ”   Sürekli kalkıp etrafta gezmek veya koşmak
  •     ”   Uygun olmayan zamanlarda koşmak veya tırmanmak (gençlerde bu yerinde duramamak olarak görülebilir)
  •     ”   Sessizce oynamada veya sessiz boş zaman aktiviteleriyle uğraşmada zorlanma
  •     “Detaylara dikkat etmeme ve reaksiyon göstermeme
  •     “Okulda düşük notlar alma
  •     “Düşük notlar nedeniyle akranlarından ayrılma ve ikincil depresyon
  •     ” Her zaman gitmeye hazır olma
  •     ”  Çoğunlukla aşırı konuşma

    Hiperaktivite yaş ve gelişimsel aşamaya göre değişir.

    hiperaktivite_bursaDEHB’li okul öncesi çocuklar sürekli hareket halinde olmaya ve mobilyaların üstünde zıplamaya meyillidir ve oturularak yapılan grup aktivitelerine katılmakta zorluk çekerler. Örneğin, bir hikayeyi dinlemede problem yaşayabilirler.

    Okul çağındaki çocuklar benzer davranışları daha az sıklıkta sergilerler. Oturmakta zorluk çekerler, sürekli kıpırdanırlar ve aşırı konuşurlar.

    Adolesanlar (çocukluktan ergenliğe geçiş dönemindeki bireyler ) ve yetişkinlerde hiperaktivite kendini yorulmak bilmezlik şeklinde gösterebilir ve bu kişiler uzun süre sessizce oturarak yapılan aktivitelere katılmakta zorluk çekerler.

    Tepisellik (impulsivite) belirtileri şunlardır:

  •     “Sabırsızlık
  •     “Reaksiyonları geciktirmede zorluk
  •     “Sorular tamamlanmadan cevap verme
  •     “Başkasının sırasının bitmesini beklemede zorluk
  •     “Sosyal veya iş ortamlarında problemlere neden olacak şekilde düzenli olarak başkalarını engelleme veya araya girme
  •     “Uygunsuz zamanlarda sohbete başlama
  •      Tepisellik (İmpulsivite) sürekli bir şeylere veya kişilere çarpmak gibi kazalara sebep olabilir. Ayrıca DEHB olan çocuklar sonucunu düşünmeden tehlikeli aktivitelerle uğraşabilirler. Örneğin riskli yerlere tırmanabilirler.

    DİKKAT ! Genellikle Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite nasıl teşhis edilir?

    Psikologların, psikiyatristlerin ve pedagogların çoğu Mental Bozukluklar için Teşhissel ve İstatistiksel Kılavuz (DSM-IV)’ de altı çizilmiş olan dikkatsizlik ve hiperaktivite belirtilerine dayanarak teşhis koyar. Bir kişiye Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite teşhisi konabilmesi için belirtilerinin en az altı ay sürmüş olması ve bireyin okul ve bireysel hayatını engelleyecek kadar şiddetli olması gerekmektedir.

    “Günlük işler, ev ödevleri dahil olmak üzere projeleri bitirememe

 Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Tedavisine Genel Bakış

    DEHB tedavisi çok yönlüdür, DEHB ilaç tedavisi veya davranışsal modifikasyon terapisi veya her ikisini de içerir. DEHB tedavisi hem DEHB’li çocuğun veya adolesanın  (çocukluktan ergenliğe geçiş dönemindeki bireyin ) hem de ailenin ihtiyaçlarını karşılamalıdır.

Çocuklar ve Adolesanlar İçin (Çocukluktan Ergenliğe Geçiş Dönemindeki Bireyler ) Ne Tür Bir DEHB Tedavisi Önerilmektedir ?

    Araştırmalar, uyarıcı ilaç tedavisinin, diğer ilaçların ve davranış terapisinin emin ve etkili olduğunu kanıtlamıştır. Bu tedaviler sadece DEHB belirtilerini  hafifletmekten daha çok şey yapmıştır. Çocuğun kurallara uymasını, akranlarıyla ve ailesiyle ilişkilerini geliştirmesine de yaramıştır. DEHB’li ilkokul öğrencileri üzerinde etkili olduğu görülen iki etkili tedavi stratejisi vardır. Birincisi, yakın takip altında yapılan ilaç tedavi programıdır. Diğeri ilaç tedavisiyle beraber yoğun davranış terapisidir. Kapsamlı bir araştırmada 10 çocuktan dokuzu bu iki tedavi stratejisinden biriyle ciddi anlamda gelişim göstermiştir.

     DEHB’li çocuklar ve adolesanlar için en etkili tedavi yaklaşımı multidisipliner yaklaşımdır. Bu yaklaşım, birbiriyle en iyi çalışan ve birbirini destekleyen çoklu unsurları içerir. DEHB tedavisinde kullanılan multidisipliner yaklaşımın unsurları şunlardır:

  •     “Teşhis ve tedavi hakkında hem ebeveynleri hem de çocuğu eğitmek
  •     “DEHB ilaç tedavisi
  •     “Davranış yönetimi terapisi
  •     “Okul öğretmeni katılımı
  •     “Okul danışmanı katılımı

    DEHB’ de Davranuşsal Terapi Nasıl Etkili Olur?

    Davranış terapilerinin bazı formları DEHB üzerinde çok az bir etkiye sahiptir. Fakat bir davranış yönetimi terapisi türü başarıyla kullanılabilir. Bu DEHB tedavi yaklaşımı ilaçla veya ilaçsız kullanılabilir.

    Davranış yönetimi terapisiyle, lisanslı bir mental sağlık uzmanı-psikolog, sosyal danışman veya aile terapisti-hem siz hem de çocuğunuzun öğretmeniyle beraber çalışacaktır. Terapist sizi çocuk davranış yönetimi hakkında eğitecek. Aynı zamanda minör uygunsuz davranışı görmezden gelmeyi öğreneceksiniz.

    Davranışsal yönetim terapisinin unsurları şunlardır:

    “Hedef belirleme – Siz ve öğretmeni çocuğunuza belirli hedefler koymayı ve bunları tamamlamayı öğrenmesine yardımcı olacaksınız. Örneğin: bir ev işini bitirmek, bir sınıf görevini bitirmek, parkta barışçıl bir şekilde akranıyla oynaması, bir saat veya daha fazla masasında oturması

    “Ödüller ve sonuçlar – Çocuğunuz kendi hareketlerinin karşılığını alır – ödül veya sonuçlar. Örneğin bilgisayarda geçireceği ilave zaman iyi davranışlarının veya bir hedefi tamamlamasının sonucudur. Negatif davranışın sonucu ise bu zamanın elinden alınması veya bir imtiyazı kaybetmesi olabilir.

     Bazı uzmanlar bu ödül ve sonuç konusunun fazla abartılmamasını , çocuğun ileride bunu bir tehdit unsuru olarak ebeveynine karşı kullanabileceğini söylemişlerdir. Örneğin; “anne dediğini yaparım ama bana telefon ödülü verirsen “ şeklinde bir kumar haline dönüşmemesi için, “ödül “ konusuna hassasiyetle yaklaşılmadır.

    “Uzun süreli kalıcı terapi – Çocuk bu davranışsal değişiklikleri benimseyene kadar, çocuğunuzla hedef koyma, ödül ve sonuç davranışını devam ettirmeniz önemlidir.

    Amerikan Pediatri Akademisi (AAP) kılavuzları DEHB’li çocuklara ilaç tedavisi, davranış terapisi veya her ikisini de tedavi amaçlı olarak önerir. Mental Sağlık Ulusal Enstitüsü (NIMH) tarafından yapılan bir araştırmada sadece davranış terapisi gören DEHB’li bireylerin daha hafif veya daha az göze çarpan DEHB belirtilerine sahip oldukları saptanmıştır.

    Çocuğunuzdaki DEHB için emniyetli ve etkili bir tedavi aradığınızdan, tedavinin çocuğunuzun ihtiyaçları için biçilmiş kaftan olması gerektiğini unutmayınız. Her zaman doktorunuzla neyin çocuğunuz için iyi olacağını konuşun.

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Beslenme Değişiklikleri ve Vitaminlerle Tedavi Edilebilir mi?

    Geçmişte uzmanlar ve aileler DEHB’nin beslenme değişiklikleriyle-boyalı gıda, şeker ve salisilatların kullanılmaması-tedavi edilebileceğini ummuşlardı. Bazı uzmanlar büyük dozlarda vitaminin ve doğal diyetsel takviyeleri muhtemel DEHB tedavisi olarak savunmuştu. Bazı ebeveynler glütensiz beslenmenin DEHB’yi tedavi ettiğini veya belirtileri azalttığını öne sürmüştü.İyi dengelenmiş bir beslenmenin optimal sağlık için en önemli şey olduğu inkar edilemez. Fakat bilimsel araştırmalar diyetsel faktörlerin veya bir vitamin eksikliğinin DEHB’ye neden olduğu fikrini desteklememektedir.

    Yetişkinlerde DEHB nasıl tedavi edilir?

    Yetişkinler de multidisipliner tedavi yaklaşımından fayda sağlarlar. Bu yaklaşımlar şunlardır:

  •     “Bilişsel davranış terapisi (CBT)
  •     “İlaç tedavisi
  •     “Evlilik ve bireysel destek grupları dahil olmak üzere destek ve eğitim
  •     “Beceri eğitimi

    DEHB’li yetişkinlerde uyarıcı ilaç tedavisi en yaygın olanıdır. Gerçekten de, DEHB’li yetişkinlerin %58’i uyarıcı ilaç kullandıklarında daha iyi odaklandıklarını ve daha az Hiperaktif ve impulsif olduklarınısöylemektedir. Yine de en doğru kararı uzmanların koyabileceğini unutmayalım.

    Kaynaklar ;

    Çeviri: Deniz Korkut-Şaban Özdemir (NPGRUP)

    Geniş özeti için www.webmd.com

    Derleyen:

      Bursa Rehabilitasyon Merkezi

     Rehber Öğretmen:  Filiz AKDEMİR