Yazılar

ABD Ankara Büyükelçiliği tarafından desteklenen; Tohum Otizm Vakfı tarafından gerçekleştirilen “Tablet Bilgisayarım Benim İçin Konuşuyor” projesi, teknolojik gelişmelerin otizmli bireylerin eğitiminde nasıl kullanıldığı ve Türkiye’de kullanılabilecek uygulamaların neler olabileceği sorularından yola çıkılarak hazırlanmıştır. Projede otizmli çocuklara yönelik ilk Türkçe iPad uygulaması geliştirilmiştir. Türkiye’de otizmli çocukların eğitiminde teknoloji kullanımının arttırılması ve eğitim sistemine dahil edilmesi amacı ile Tohum Otizm Vakfı Özel Eğitim Okulu ve Eskişehir Anadolu Üniversitesi Engelliler Araştırma Enstitüsü öğretmen/öğretim elemanları ve yüksek lisans öğrencilerinin işbirliği ile bir yıl içinde sürdürülen çalışmalar ile gerçekleştirilmiştir.
Uygulama; iletişim, etkinlik çizelgesi, nesne ismi öğrenme ve beceri öğrenmeyi kapsayan 4 bölümden oluşmaktadır.
Otizmli çocukların eğitiminde Türkiye’de bir ilk olan türkçe “Tohum” isimli  iPad uygulaması  6 Kasım 2013 itibariyle Apple Store’da ücretsiz olarak kullanıma sunulmuştur. Ücretsiz yüklemek için Apple Store’da Tohum veya Otizm yazarak aratabilirsiniz. Uygulamaya https://itunes.apple.com/us/app/tohum/id730654859?mt=8 adresinden de ulaşılabilir.
İletişim bölümünde çocuğun evde, okulda ve serbest zamanında  isteyebileceği yiyecek/içecekler, yapmak isteyeceği aktiviteler, hissettiği duygular gibi 6 farklı kategori yer almaktadır. Örneğin çocuk meyve suyu içmek istiyorsa, “içecekler” kategorisinden meyve suyunun fotoğrafına dokunacaktır ve tabletten “meyve suyu” sesi çıkacaktır.
Beceri öğrenme bölümü; özbakım, sosyal beceriler, mutfak ve ev ve iletişim  bölümlerini kapsamaktadır.  Beceriler video ve resimli anlatımlarla öğretilmektedir.
Nesne ismi öğrenme bölümünde ise toplam 80 adet nesne ev eşyaları, giysiler, taşıtlar gibi 8 farklı kategori altında toplanmıştır. Çocuğunuz öğrenmesi gereken en temel nesneleri bu bölümde çalışarak öğrenebilir.  Örnek olarak elmanın öğretilmesi için çocuğa zorluk seviyesine göre iki veya üç farklı nesne resmi gösterilip sesli olarak “hangisi elma?” sorusu sorulmakta ve çocuğun elma imajına dokunması beklenmektedir. Öğretim ipuculu veya ipucusuz olarak yapılabilmektedir. Bu bölümde kişiselleştirme özelliği mevcuttur: Nesnelerin öğretimi bittikçe, öğretmek istediğiniz yeni nesnelerin fotoğrafını çekip isimlerini bu bölüme ekleyebilirsiniz.
Otizmli çocukların günlük etkinliklerini kendi başlarına yapmalarına yardımcı olan etkinlik çizelgesi, dördüncü ve son bölümü oluşturmaktadır. Etkinlik çizelgesi, parka gitmek, müzik dinlemek, oyun oynamak gibi etkinlikleri içermektedir. Bu bölümde de kişiselleştirme özelliği vardır, yani farklı etkinlikleri anlatan fotoğraf veya imajlar çizelgeye eklenebilmektedir.
Bu eğitici ve renkli uygulamadan daha fazla otizmli çocuğun yararlanması için yaygınlaştırma konusunda hepinizin desteklerini bekliyoruz. Uygulamayı ücretsiz yüklemek için Apple Store’da Tohum veya Otizm yazarak aratabilirsiniz. Uygulamayahttps://itunes.apple.com/us/app/tohum/id730654859?mt=8 adresinden de ulaşılabilirsiniz.

       Bursa Rehabilitasyon Merkezleri arasında azımsanmayacak kadar fazla otistik çocuğumuz var. Ülke genelinde de bu durum değişmiyor. Otizm ile ilgili kaynaklardan bazılarınız sizler için derledik..

Otizm, sosyal ve iletişim becerilerinin oluşmasını olumsuz yönde etkileyen bir gelişim bozukluğudur. Otizm genellikle yaşamın ilk 2 yılında ortaya çıkar. Otistik çocuklar genelde öğrenme zorluğu çekerler. Otistik çocukların büyük bir kısmında farklı seviyelerde zeka geriliği görülse de, zeka seviyeleri normal otistik çocuklar da vardır. Ancak genel zeka seviyeleri ne olursa olsun, otistik çocuklar çevrelerindeki dünyayı algılamakta ortak bir zorluk çekerler

    Bir annenin doğum sonrası çocuğunun (tüm özür grupları dahil olmak üzere) özürlü olma oranı %2’dir; otistik olması oranı ise %0.5′tir (eskiden bu oran 4/10.000 olarak değerlendirilirdi). Bir otistik çocuktan sonra, ikinci çocukta otizmin ortaya çıkması riski %3 tür. Otizm erkek çocuklarda kız çocuklarından 4 kat daha fazla görünmektedir. Her çocuktaki otistik belirtiler ve bunların seviyesi farklılık gösterebilir, bu nedenle otizmin seviyelerini kategorize etmek güçtür. Ayrıca, Asperger Sendromu ve Rett Sendromu olarak bilinen otizm formları da bulunmaktadır.

     Çocuğunuz neden farklı davranıyor? Otistik olabilir mi?  Her “tuhaf hareket eden çocuk” otistik midir?

    Her çocuğun sosyal etkileşim ve iletişim becerileri aynı hızda ve aynı düzeyde gelişmeyebilir. Bu süreçte çocuğun mizacı, zihinsel ve fiziksel gelişimi, çevreden gelen sosyal uyaranların yoğunluğu ve uygunluğu gibi birçok etken rol oynar. Bu etkileşim sonucunda kimi çocuklar yaşıtlarının çoğundan “farklı” ya da “tuhaf” olarak nitelenen ilişki tarzları ya da ilgi alanlarına sahip olabilirler. Elbette her “farklı” ya da “tuhaf” olan otistik değildir. Ancak çalışmalar ebeveynlerin, özellikle de annelerin “yolunda gitmeyen birşeyler var” hissinin % 80 olasılıkla doğru olduğunu göstermekte. Anne-babalar çocuklarındaki farklılığın onun zihinsel ya da bedensel gelişimini olumsuz etkilediğini, sosyal veya akademik alanlarda zorlanmasına neden olduğunu düşünüyorlarsa bir uzman görüşü almaları yerinde olur.

    Gelişim basamaklarına dikkat…

    İnsan yavrusu iletişim kurma ve sosyalleşme becerisi ve ihtiyacı ile doğar. Yaşamın daha ilk günlerinde bebek ile dış dünya arasında başlayan ilişki sürekli gelişir ve çeşitlenir. Sağlıklı gelişmekte olan 3 aylık bir bebek insan yüzüne ve sesine ilgi gösterir. 6 aylık bebek keyiflendiğini ya da rahatsız olduğunu yüzü ve bedeni ile ifade edebilir. 8-9. aylarda baş-baş yapabilir, el çırpabilir, heceleri tekrar ederek sesler çıkarabilir. 1 yaşında anne-baba diyebilir, işaret parmağı ile bir cismi gösterebilir, işaret edilen yere bakabilir. 2 yaşındaki bebek 2 kelimeli basit cümleler kurabilir, taklide dayalı oyunlar oynayabilir. Otistik bozuklukta bu gelişim basamaklarında aksama gözlenir. Bebek bu becerilerden bazılarını hiç geliştirememiş olabileceği gibi kimi durumlarda kazanılan becerilerde gerileme, kayıp gerçekleşebilir. Bebeğiniz 6 aylık olduğu halde sizi tanımıyor, gülümsemiyorsa; 1 yaşını geçtiği halde işaret ile göstermiyor, ce-e, fışfış kayıkçı gibi oyunları oynamıyor, anlamlı 1-2 kelime söylemiyor, adı ile seslenildiğinde bakmıyor, göz teması kurmuyorsa; 2 yaşını geçtiği halde oyuncaklarla amaca uygun şekilde (oyuncak bebeğe yemek yedirir gibi, uçağı uçurur gibi), taklide ve kurmacaya dayalı oyun oynamıyor, çevresinde olup bitenle ilgisiz görünüyor, bir ilişki ihtiyacı göstermiyorsa gelişim basamaklarında bir sorun yaşandığını düşünmek gerekir. Otistik bozukluğu olan çocuklarda bu gelişimsel aksamaya ek olarak anlamsız el çırpma, sallanma, dönme gibi tekrarlayıcı hareketler de gözlenebilir. Sık rastlanan belirtiler arasında gündelik rutinlerine katı biçimde bağlı olma, değişikliğe aşırı tepki gösterme, dokunma, ses, acı gibi duyusal uyaranlara çok az ya da çok fazla yanıt verme  sebepsiz gülme ve ağlama, kendi ellerini arka arkaya motor hareketlerle tekrar ettirme sayılabilir. Bu belirtilerden herhangi birinin çocuklarında bulunduğunu düşünen anne-babaların zaman geçirmeden bir uzmana başvurması önemli. Böylece gelişimdeki sorun ve derecesi belirlenebilir, durumun otistik bozukluğa işaret edip etmediği saptanabilir ve uygun tedavi seçenekleri oluşturulabilir. Otizm Bursa..

     Çocuk iletişim kurmakta zorlanıyorsa ya da bu gelişim süreci hiç başlamamışsa, akla gelecek diğer olasılıklar nedir?

    Doğumsal sağırlık ya da işitme azlığı, dili algılama ve sözel anlatım bozukluğu olarak tanımlanan konuşma bozukluğu, ağır ve tekrarlayıcı epileptik nöbetler, zeka geriliği gibi bazı gelişimsel, psikiyatrik ya da nörolojik durumlar dikkate alınması gereken olasılıklardandır. Ayrıca çocuğun yeterli ve uygun sosyal uyaranlar içeren bir ortamda bulunup bulunmadığının da değerlendirilmesi gerekir.

     Otistik çocukların, normal çocuklarla birlikte eğitim almaları (kaynaştırma eğitimi) önemli midir?

    otizmnedirBu sorunun çocukların hayatları üzerindeki yükünü hafifletmenin yollardan biri elbetteki onları sosyal hayatın olabildiğince içinde tutmak ve hakları olan eğitimi almalarını sağlamak. Bu açıdan kaynaştırma eğitiminin önemi büyük. Ancak otistik bozukluk tanısı almış bir çocuğun ilköğretimde ne tür bir programa dahil edileceği tıbbi olmaktan çok eğitsel bir karardır. Bu karar verilirken her bir çocuğun sorunun derecesi, zihinsel kapasitesi, güçlü ve zayıf yanları dikkate alınarak değerlendirilmesi ona en uygun seçeneğin oluşturulmasını kolaylaştırır. Bu süreçte okul, anne-baba ve çocuk psikiyatristinin işbirliği içinde olması gerekli.

     Otizm genetik mi? Genetik değilse, çevre faktörleri ve beslenme alışkanlıkları ne kadar etkiliyor?

    Otizmde kalıtımsal-genetik etkinin varlığını ortaya koyan çok sayıda çalışma var. Otistik çocukların kardeşlerinde otizm görülme oranı % 3- 8 arasında ki bu oran toplumdaki sıklığın oldukça üzerinde. Tek yumurta ikizlerinde ise bu oran % 60 – 90 arasında bildirilmekte. Otistik bozukluk tanısı almış çocukların ailelerinde içe kapanıklık, sosyal ilişkilerde güçlük ve dil gelişiminde sorunlar topluma kıyasla daha sık. Sorunun genetik temeline işaret eden bu bulgulara rağmen otizme neden olan mekanizma henüz tam olarak açıklığa kavuşturulmuş değil. Bazı genlerin etkisi üzerinde durulmakta ve bu alanda yoğun çalışmalar devam etmekte. Sosyal etkileşim ve iletişim işlevlerinde etkili olduğu düşünülen birden çok gen mevcut. Bunlardan herhangi birinde değil, birkaç gende birden var olan aksaklığın tabloyu oluşturduğu düşünülmekte.

    Çevresel faktörlerin etkisi ise oldukça tartışmalı bir konu. Aşıların, besinlerdeki katkı maddelerinin, , ağır metallerin, kozmetik ürünlerin,  etkisi üzerine çok söz söylenmekle birlikte böyle bir ilişkiyi gösteren bilimsel kanıt mevcut değildir

     Tedavi ve eğitim yaklaşımları nasıl olmalıdır?

    Tedavide amaçlanan, çocuğun yaşına uygun iletişim becerilerini geliştirmesini sağlamaktır. Bu amaçla sözel ve sözel olmayan iletişim becerilerini geliştirmeye yönelik özel eğitim programları, dil ve iletişim terapileri olabildiğince erken dönemde başlatılmalıdır. Ailenin, çocuğun iletişim tarzını kavramasına ve geliştirmesine yardımcı olacak eğitim ve destek sağlanmalıdır. Duyuların düzenlenmesine ve bedensel aktivitelere dayalı terapiler, dans ve müzik çalışmaları yararlı olabilmekte. Otizmle birlikte görülen davranış ve dikkat sorunları da yükü ağırlaştıran, eğitime uyumu ve katılımı bozabilen durumlar arasında. Bu sorunlara yönelik ilaç tedavilerinin olumlu etkilerini ortaya koyan çok sayıda bilimsel çalışma mevcut. Özetle erken tanı, zamanında ve uygun müdahale ve düzenli takip tedavi sonucunu etkileyen çok önemli faktörler.

    Otizmin belirtilerini ve otizmli bireylerde görülen belirgin davranışları kısaca sıralayacak olursak;

  •     Otistiklerde, etkilenme dereceleri değişse de, aşağıdaki ortak belirtiler görülür;
  •     Sosyal ilişkilerde güçlük
  •     Konuşma güçlüğü
  •    Sessiz iletişimde zorlanma
  •     Oyun oynama ve hayal gücünü kullanmada zorlanma
  •     Değişikliklere karşı tepki ve direnç gösterme

    Otizmin tipik özellikleri;

  •     Otistik Bir Çocuk,
  •     Başkalarına karşı ilgisizdir.
  •     Göz temasından kaçınır.
  •     Başkaları ile kendiliğinden iletişim kurmaz.
  •     İsteklerini bir yetişkinin ellerini kullanarak belirtir.
  •     Diğer çocuklarla oynamaz.
  •     Sürekli bir konu üzerinde konuşur.
  •     Sebepsiz şekilde ağlar, güler ve sebepsiz davranışlarda bulunur.
  •     Anlamsız sözleri üst üste tekrarlar.
  •     Nesneleri tutup sürekli döndürmekten hoşlanır.
  •     Değişikliklerden hoşlanmaz.
  •     Yaratıcılık gerektiren oyunları oynayamaz.
  •     Bazıları yaratıcılık gerektirmeyen bazı işleri oldukça hızlı ve iyi yapar.

Derleyen : Filiz AKDEMİR – Rehber Öğretmen 

 Özel Hayat Eğitim ve rehabilitasyon Merkezi 

Kaynaklar;

Dr. Yankı Yazgan,

Dr. Beril Taşkın, ODER