Yazılar

 Özel Öğrenme Güçlüğü

( Disleksi, Disleksia)

Nedeni henüz bilinmemektedir. Bazı bulgular, bilginin işlemlenmesinde bir aksaklık olduğunu göstermektedir. Yine bazı varsayımlara göre de;

Doğum Öncesi: Yetersiz beslenme, annenin geçirdiği enfeksiyonlar, ilaç kullanma, vitamin eksikliği, alerjiler vb.

Doğum Sırasında: Uzun ve zor doğum, plasenta ve göbek kordonu anormallikleri, doğum aletlerinin verdiği zararlar, beyin hasarı vb.

Doğum Sonrasında: Doğumdan sonra nefes almaya başlayıncaya kadar geçen sürenin uzunluğu, erken yaşta ateşli hastalık, başa hızlı darbe, tümör  vb

Kalıtsal bozukluklar: Ailelerde özel öğrenme bozukluğu olan başka kişilerinde olması, kan uyuşmazlığı durumlarından kaynaklandığı düşünülmektedir.

ozel_ogrenme_guclugu_bursa2Bunların yanında, beyinde sorun meydana gelebilir .Bununla  ilişkili olarak beynin değişik alanlarında güçlükler oluşur: Dili anlama ya da kullanmada, okuma, konuşma, yazma, matematik işlemi yapma başlıca zorluk olan alanlarıdır. Bir çocukta birden fazla alanda güçlük olabilir. Çünkü bir alandaki yeti eksikliği bu alanla ilgili diğer üst akademik becerileri de etkiler. Bu çocuklar ortalama ya da ortalamanın üzerinde zeka düzeyindedirler. Ancak okul başarısı bu zeka düzeyinden beklenenin altındadır. Çocuğun günlük işleri planlama becerisi de etkilenir. Ödev yapmak savaş dönüşür. Erken tanı ve tedavi yapılmazsa etkileri yaşam boyu sürebilir.  Aynı zamanda bu kişilerin kendini idare etme, sosyal algılama, etkileşim sorunları vardır. Standart eğitime rağmen yaşına ve zekâsına uygun okul başarısı gösteremeyen bireylerdeki durum olarak açıklayabiliriz.

Özel öğrenme güçlüğü çoğunlukla öğrenmeyle ilgili bir sorun olarak algılanmakta ve tanıtılmakla birlikte; gördüğümüz, duyduğumuz ya da dokunduğumuz tanımaya çalıştığımız şeylerin algılanmasıyla ilgili ya da işlenmesiyle ilgili bir sorun olarak yaşanmaktadır. Öğrenme sorunları da, pek çok sorun ya da hastalık gibi çok erken fark edilebilir.

5-7 yaş okuma öğrenme yeteneğinin geliştiği dilimdir. Bu nedenle riskli çocukların özellikle okul öncesi dönemde dikkatle izlenmesi gerekir. Genellikle özel öğrenme güçlüğü, (öğrenme bozukluğu tıbbi bir terim, özel öğrenme güçlüğü eğitimsel bir terimdir; aynı anlamı içerir) ilkokula başlayınca ortaya çıkar. Ancak okul öncesi dönemde erken belirti gösteren çocukların (riskli çocuklar) öğrenme bozukluğu açısından değerlendirilmesi, erken tanı için önem taşır. Erken tanı konulduğu ve çocuğun yardım aldığı oranda çocuk yaşıtlarına yetişebilmekte ve gerçek potansiyellerini gösterebilmektedirler.

Okuma güçlüğü sık mıdır?

Toplumun %4-5’inde değişik düzeylerde okuma güçlüğü vardır. Erkek kız oranı eşittir.

Erken Belirtileri

Geç konuşmak, sözcük bulmada isimlendirmede güçlük, yetersiz sözcük dağarcığı ,telaffuz sorunları temel sözcükleri karıştırmak ( koşmak, yemek, vermek gibi) ,sözcük, hece çevirmek (mavi yerine vami, sifon yerine vison gibi)

Sözlü yönergeleri dinleme ve izlemede güçlük. Harf ses ilişkisi öğrenmede güçlük,kafiyeli sözcüklerde güçlük ,sayı, renk, harf öğrenmede güçlük, geometrik şekilleri çizmede güçlü, dikkat ve konsantrasyon güçlükleri yön karıştırmak (kitabı ters tutmak gibi, yaşıtlarıyla ilişkilerde güçlük, zaman ve mekân sorunları,el tercihinde gecikme, koordinasyon güçlüğü (bisiklet sürmek, ip atlamak) kazaya yatkınlık ve sakarlık.   Bu belirtiler özel öğrenme güçlüğü (disleksi, disleksia) riski taşıyan çocuklarda sık görülen özelliklerdir. Bu belirtilerden birkaçını gösteren çocuğa yaşıtları düzeyine erişmesi için destek eğitim verilmelidir. Erken tanı konulduğu ve yardım aldığı oranda çocuklar yaşıtlarına yetişebilmekte ve gerçek potansiyellerini gösterebilmektedirler.

Okuma güçlüğü gelecekte meslek seçimini kısıtlayıcı mıdır?

Hayır. Her dislektik bireyin zayıf ve güçlü olduğu alanlar vardır. Matematik, sanat, tasarımcılık gibi alanlarda çok başarılı olabilirler. Önemli olan kişinin güçlüğünün erken saptanıp doğru eğitimi alması ve bireysel yeteneklerinin ortaya konmasıdır.

Çocuğuma okuma güçlüğü tanısı konursa ne yapmalıyım?

Amaç çocuğu eğitimi süresince olabildiğince iyi desteklemek ve bunu da okul içinde yapmaktır. Bilmeniz gereken, çocuğunuzun güçlüğü olan alanda haftada 1-3 saatlik özel eğitim ile desteklenerek normal sınıfında başarılı olacağıdır.

Bu aşamada size düşen çocuğunuzun güçlüğü nedeniyle sarsılan özgüvenini tazelemektir. Bu sorunun kendisinin bir hatası olmadığı, güçlü olduğu alanların olduğu konusunda ikna edin. Özel eğitimle üstesinden gelebileceğini belirtin. Ev ödevlerini destek olun ancak siz yapmayın. Okul dışı faaliyet ve hobilere yönlendirin.

    Hangi Önlemler Alınabilir?

1-Okuma faaliyeti için sessiz bir alan sağlayın

2-Büyük puntolu ve satırlar arası geniş boşluklar olan kitapları tercih edin

3-Teybe kaydedilmiş kitapları tercih edin

4-Değişik duyusal öğretme metodları kullanın

5-Hatırda tutmak için mantıksal bağlantılar tercih edin

Özel Öğrenme Bozukluğunun Çeşitleri:

    1-Disleksi(okuma sorunları):

a)Disfonik disleksi: İşitsel kavrama ve ayırt etme becerilerinde bozukluk vardır. Dil ve sözlü ifadelerde güçlük çekerler.

b)Disidetik disleksi: Zihinde canlandırma yeteneği bozuktur. Harflerin sıralanışını karışıktır, ters çevirir, günleri ayları sırayla söyleyemez. . Düşüncelerini ifade etmekte zorluk çekerler. Bazen unutkan olabilirler; Okulda kalemlerini, defterlerini ve ödevlerini unuturlar. Sakar ve dalgın olabilirler.

2-Disgrafi(yazma sorunları):  Bu çocuklar, normal zekâya sahiptirler ama okuma yazmayı öğrenmede, harfleri ve sembolleri hatırlamada zorluk çekerler. Harfleri ters çevirirler ( “bal” yerine “dal”, “sil” yerine “zil”, “kapı” yerine “sapı” gibi) veya kelimelerdeki harflerin sırasını değiştirirler(“için” yerine “çini” gibi). Heceleme hatası yaparlar. Yazılarını okumak çok zordur  P,D,B,C,H,Y,S,Z,U gibi harfleri yazarken karıştırır ve ters yazar. Bazı harfleri unutur bazılarını fazladan ekler.   Yazma esnasında pek çok beyin bölgesi işleve katılır. Sözlük, dil bilgisi, el becerisi ve bellek ile ilgili bölgeler arasında işbirliği tam ve doğru olmalıdır.  İfade edici dil bozukluğu ya da okuma güçlüğü olan bir çocukta yazma ile ilgili sorunlar da olacaktır.

3)Diskalkül (matematik sorunları): Sayıları bozuk yazar, sıklıkla yer değiştirir, işlemleri bozuk sırada yapar, geometrik ilişkileri kavramada zorlanır, aritmetik sembolleri tanımada zorlanır. Aritmetik becerisi için sayı ve simgeleri bilmek, çarpım tablosunu hatırlamak, fark ve toplam gibi soyut kavramları bilmek gerekir. Sayılar ve temel kavramlarla ilgili güçlükler küçük sınıflarda belirirken, muhakeme ile ilgili sorunlar daha ileri sınıflarda ortaya çıkar.

Bu çocuklarda öğrenme ve algılama bozukluğu olduğu için okulda güçlük çekmelerine neden olur. Çoğunlukla sınıf arkadaşları ile anlaşamazlar. Belirgin bir özrü olmadığı ve normal çocuklar gibi göründükleri için anlayışlı davranışlarla karşılanmazlar. Öğretmenler çoğu defa bu çocukları tanımlarken “DİKKATSİZ, ÇOK HAREKETLİ, ÇALIŞMIYOR, DERSTE BAŞKA ŞEYLERLE İLGİLENİYOR” sözlerini kullanırlar.

Bu çocuklar; dünü bugünü karıştırırlar. Saati öğrenmekte ve zaman kullanmakta güçlük çekebilirler. Çoğu dağınıktır; masaları, çantaları düzensizdir. Hareketsiz, sakin oturmada ve dikkatlerini toplamada çok güçlük çekerler. Bütün bu şeyler onun öğrenmelerini ve başarılarını olumsuz etkiler. Matematik sorularını siz sorarsanız çözebilirler ama kendileri okuyarak algılayamaz ve çözemezler. Çarpım tablosunu öğrenmede güçlük çeker. Sayıları, sembolleri karıştırırlar. Görsel algılama ve organizasyon güçlüğü nedeniyle toplama yerine çarpma yaptıkları, toplamaya soldan başladıkları görülür. Sağı solu, doğuyu batıyı, yönleri karıştırırlar. Bazen tamamen ters yazabilirler.

    0-6 Yaş Aralığındaki Belirtileri:

Konuşmada gecikme, kelimeleri yanlış söyleme ,kelimeleri bulmakta güçlük ( örneğin; tencere demek istediğinde “yemek pişirilen şey” diyebilir)İlgilenmediği aktivitelere karşı ilozel_ogrenme_guclugu_bursagisiz olma, sayı sayarken sırasını karıştırma,renk kavramını öğrenmekte zorluk,renkleri karıştırma,kendi ya da başkasının sağını solunu karıştırma, kavramlardaki zıtlıkları öğrenmede sorun yaşama, benzerlikleri kolay fark edememe,ellerden birinin baskınlaşmaması(sağlık-solaklığın olmaması) , ince motor becerilerde yaşıtlarından zayıf olma,  yönergelere(bak,gel,al..gibi) dikkat edememe, sözcüklerin harflerini değiştirmek ( portakala porkatal, makasa kamas gibi), oyunlardan çabuk sıkılmak, Kafiye bulmakta zorlanma (şeker-teker gibi), sanki aynadan yansırmış gibi şekilleri,harfleri ve sayıları ters çizme, Boyama yerine karalama yapma, gibi şekilleri basit şekilleri kopyalayamama(daire kare üçgen), taşırmadan boyama yapamama, bisiklete binme gibi ardışık motor faaliyetleri yapamama, çabuk sıkılıp, yarım bırakma, genelde ayakkabı,tişört,eldiven  gibi giysileri ters giyme

İlkokul Dönemindeki Belirtileri:

Zekanın normal ya da normal üstü olması, okul başarısında gösterdiği performansın beklenenden düşük olması, öğrenme, okuma gerektirmeyen derslerde çok daha başarılıyken okuma gerektiren derslerde daha az başarı göstermesi, olması gerekenden daha yavaş okuma, heceleyerek okuma, harfleri yazarken ve okurken karıştırabilme (ou-oö-uü-öü-pb-bd-sş gibi). Bazı heceleri ters okuma (el-le, eli-ile.. gibi). Yazarken kelimeleri ters yazma, okurken ve yazarken harf, hece atlama, kelimenin sonlarını uydurarak yuvarlayarak okuma, okurken noktalama işaretlerinde duraklamama,özellikle okumaya karşı isteksizlik, başkasının okuduğundan daha iyi anlama, Okuma-yazmayla ilgili ödevlerinden kaçınma, yazarken noktalama işaretlerini atlama, yavaş yazma, okunmakta zorlanacak şekilde bozuk bir yazı ile yazma, tahtada yazılanları defterine geçirmekte zorlanma, ödevlerini eksik alma, ödev yapmakta  isteksizlik, ödev yaparken sık yardım isteme, sık sık dört işlem hatası yapma; -,+,x işaretlerini karıştırıp çıkarma yerine toplama, toplama yerine çarpma yapma sayıları tersten okuma (16-61..gibi), çarpım tablosunu öğrenmekte büyük ölçüde zorlanma, bölme işlemine ters yönden başlama, kendine göre kısa metodlara başvurma, kafadan işlem yapmaya çalışma, toplama işlemine ters taraftan başlama, eldeleri unutma, günleri, ayları sırasıyla saymakta zorlanma, alfabeyi sayarken sırasını karıştırma, olay ya da öyküleri sıralamakta güçlük çekme, yolunu bulmakta zorlanma, Jest ve mimikleri anlayıp yorumlamakta zorluk, yanlış yapmaktan korkma, mesafe tahminin yapamama, karıştırma; yıl, ay, gün gibi kavramları karıştırma (hangi gün,yıl ,ay, mevsimde olduğumuzu bilmeme)

Okumayı öğrenebilmek için:

  • Çocuk önce objelerin isimlerini öğrenir, sonra bu isimlerin yazıldığı sembolleri(harfleri) öğrenir.

Görsel olarak sembolleri ayırt etmesi yetmez, harflerle sesler arasındaki bağlantıyı kurabilmelidir.

  • Okumayı öğrenmek çağrışımlar yapabilme becerisine bağlıdır.
  • Okuduğunu anlarken görsel ve işitsel imajlar ve bunların anlamları arasında çağrışımlar yapılmalıdır.

    Yazmayı öğrenmek için

  • Araç(kalem) kullanarak sembollerle dili ifade edebilme becerisinin,
  • İnce-motor becerinin,
  • El-göz koordinasyonunun,
  • Sıralama becerisinin,
  • Dikkatini bir iş üzerinde yoğunlaştırabilmenin,
  • Görsel, işitsel, mekânsal algının yaşına uygun olgunlukta olması,
  • El tercihinin yerleşmiş olması gerekir

    Görsel Algılama Becerilerini Geliştirme Yolları

    Eşyaları sınıflandırma faaliyetleri; (eşyaların renklerine, büyüklüklerine, cinslerine göre kümeleme)

    Ayırt etme faaliyetleri; bu çalışmalar resimler, geometrik şekiller ve desenli malzemeler kullanılır.

    Hafıza oyunları; bu oyunlarda değişik tip eşyalar kullanarak bunların çocuğa neyi hatırlattığı veya bunları görünce ne hissettiği sorulur.

    İşitsel Algılama Becerilerini Geliştirme Yolları

Gözlerini kapayarak hatırlatma oyunları oynatma ( El çırparak “ellerini kaç defa çırptım” diye sorunuz.) Hatırlatma oyunları iki, üç veya dört etaplı olabilir. Mesela “mavi kitabı al, masanın üzerine koy.”

    Cümle tamamlama oyunları (“sirkte neler işittin? İlk defa ne işittin ve sonra işittiğin neydi?” 

ozel_ogrenme_guclugu_bursa3Tanıma, ayırma ve lokalizasyon (geldiği yeri belirleme) faaliyetleri; su sesi, kapı sesi(çarpma şeklinde) köpek havlaması, kedi miyavlaması gibi her gün her yerde duyulabilen sesleri kullanarak “bu sesleri tanıyabiliyor musun?” “hangi seslerin aynı ve hangilerinin ayrı olduğunu” “bu seslerin hangi taraftan geldiğini” söyle bakalım.

Tek başına hiçbir yöntem yeterli veri sağlamıyor. Tanıda mutlaka aile ve öğretmenle işbirliği yapılmalı. Değerlendirme anne-babayla, çocukla, varsa okul rehber öğretmenleriyle görüşülür. Hangi alanlarda bozukluklar olduğunu saptamak amacıyla çeşitli test tekniklerinden yararlanılır. Şu alanlar değerlendirilir: Gelişim, Zekâ, Görsel, İşitsel, Mekânsal algı, Okuma-Yazma, Matematik becerileri ve Davranış olmalıdır.

Psiko – Pedagojik Müdehale / Özel Eğitim

o Tanı ve değerlendirmeden elde edilen bilgilerle oluşturulan özel eğitim programları uygulanır.

o Program bireyselleştirilmiş olmalıdır.

o Her vakanın gereksinimine göre farklı yaklaşımlardan yararlanılır.

Yaralanılacak bazı programlar:

* Konuşma terapisi

* Problem Çözme Becerisini Geliştirme Teknikleri

* Aile terapisidir.

Öğrenme Güçlüğü Tedavi Edilebilir mi?

Pek çoğu tamamen düzelmemekle beraber eğitim, ilaç ve psikolojik danışmanlık hizmetleri sorun ile baş etmek için çok önemlidir. Sadece konuşmadaki güçlükler (ifade edici dil geriliği gibi) olgunlaşma ile düzelebilmektedir.

Çocuğun zorluk alan ya da alanları belirlendikten sonra hedef, bu alanlara yönelik özelleşmiş bir eğitimdir. Özel eğitim uzmanlarınca sağlanan bireysel eğitim programları, deneyimli okul öğretmenleri ile sınıf ortamında da sürdürülürse yararlı olur.

Çocuğun dikkat bozukluğu varsa akademik beceri gerektiren çalışma saatlerinde ilaç tedavisi kullanılır (bkz. Dikkat eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu-tedavisi). Epilepsi varsa nöbet kontrolü sağlanmalıdır.

Ayrıca aile ve çocuğun zorluk ile baş edebilmesi için psikolojik destek alması yararlı olacaktır.

Aileye Öneriler

  1. Öğrencinin öğrenmesine ket vurabilecek uyaranların azaltılması ve çevreden arındırılması gerekmektedir. (Çocuğun ders çalıştığı odadaki parlak dikkat çekici uyaranların kaldırılması)
  2. Çocuğa çalışma becerilerini kullanmasını sağlayıcı ev egzersizleri yaptırılması gerekir.(Günlük hazırlık ve temizlik işlerine katılma)
  3. Özel öğrenme güçlüğü (disleksi, disleksia) gösteren çocuklar başarısızlık beklentisi yaşadıklarından onlara evde birtakım sorumluluklar verilip başarıları ödüllendirilmelidir.
  4. Bu çocuklar için dikkat egzersizleri uygulanabilir. (Boncuk dizme)
  5. Öğrenme güçlüğü gösteren çocuğun olumsuz davranışlarını azaltmak için davranış değiştirme tekniklerinden yararlanılır.(Olumsuz davranışını ve söylediği olumsuz şeyleri önemsememek vb)
  6. Öğrenme güçlüğü olan çocuk doktora götürülmeli fizyolojik problemi varsa tespit edilmelidir.
  7. 7. Öğrenme güçlüğü gösteren çocuklarda görsel ve işitsel algılama problemi vardır. Bu çocukların görsel ve işitsel algı yeteneğini geliştirin.

Kaynaklar:

Ansiklopedik Eğitim Ve Psikoloji Rehberi

Doç Dr. Ümran KORKMAZLAR  (Oral Pedagog) Doktorlar Sitesi

İstanbulTerapi Sitesi

Bursa Rehabilitasyon Merkezi

    İŞİTME ENGELİ NEDİR ?

    İşitme Kaybı: Bireyin işitme duyarlılığının onun gelişim, uyum özellikle de iletişimdeki görevlerini yeterince yerine getirememe halidir.

    İşitme Engeli: İşitme engeli; işitme kaybının getirmiş olduğu iletişim sorunlarının oluşturduğu bir engel durumudur. İşitmesinin tamamını ya da bir kısmını kaybetmiş  kişileri işitme kayıplı olarak tanımlayabiliriz. Doğuştan ya da sonradan olması, sözel dili öğrenmeden önce veya öğrendikten sonra olması gibi etmenler işitme kayıplı bireyin sözel dili kazanımında önemli bir etken olmuştur.

    İşitme testi sonucunda belli bir bireyin aldığı sonuçlar kabul edilen normal işitme eşiklerinden belirli derecede farklı olup, bu kaybın derecesi bireyin dil edinmesine ve eğitimine engelleyici derecede ise işitme engelinin varlığından söz edilir.

    İşitme Engelliler: İşitme engelinden dolayı özel eğitimi gerektiren kişilerdir.

    İşitme Engelinin Nedenleri

       İşitme engeli vakalarının %95’inin doğum öncesinde, doğumda veya çocuk dili kazanmadan önce, %5’inin ise çocuk dili kazandıktan sonra oluştuğu bilinmektedir.

İşitme engelinin nedenlerini doğum öncesi, doğum anı ve doğum sonrası olarak sınıflandırabiliriz.

     isitme_engelli_cocuklar_bursa

İşitme Kaybının Nedenlerini Bilmenin Yararları

    *Özrün oluş zamanı hakkında bilgi verir.

    * Başka özürler getirip getirmediği hakkında ipucu verir.

    * Nedenin doğru olarak değerlendirilmesi sorunun medikal ve eğitsel alanlarda ortaklaşa olarak gerekli olan işlemlerin yapılmasına temel oluşturur.

    Çocuklarda İşitmezlik Oluşturan Risk Faktörleri

    *Çocuğun ailesinde işitme engelli olması.

    *Annenin hamilelikte kızamıkçık olması.

    *Annenin hamilelikte ya da doğum sırasında geçirdiği enfeksiyonlar.

    *Hamilelikte zehirlenme ya da toksit ilaç kullanımı.

    *KBB’ de formasyon bozukluğu, kulak kepçesi ya da kulak kanalına ilişkin anormallikler.

   *Bebeğin 1500 gr.’dan az doğmuş olması.

    *Yüksek düzeyde bilirubin seviyesinin olması.

    *Doğum sonrası sarılık nedeniyle kan değişimi.

    *Menenjit hastalığı geçirmesi.

    *Yeni doğanda toksit ilaç kullanımı.

    *Doğum sırasında ya da sonrasında ciddi solunum güçlüğü ya da solunum kaybı geçirmesi.

    Not: Bu kategorideki çocukların odyolojik değerlendirmeye alınması, doğumdan itibaren 2 ay içerisinde ve bazı durumlarda doğuştan olmayıp sonradan ortaya çıkabileceği düşünülerek periyodik aralıklarla çocuk izlenmelidir.

       İşitme Engelinin Türleri

       Birincil duyular olarak bilinen işitme ve görme kayıplarının kişinin iletişimi ve uyumu da birincil düzeyde etkileyeceği kesindir.

       İşitme engelli olmak işitme sürecinde herhangi bir aşamada işitme algısının gerçekleşmemesi durumudur. İnsanın işitme sınırları(16-20.000 titreşim arası )içindeki sesler aşağıdaki çeşitli işitme kayıplarından dolayı duyulmamaktadır.

    Sağırlık; Gerekli tedavi ve düzeltmeler yapıldıktan sonra işitmenin anadilini konuşmayı olağan yollardan öğrenmeyi etkileyecek kadar fazla olması durumudur. Sağırlık doğum öncesi, doğum anı ve doğum sonrası nedenlerden oluşabilir. Bu durumdaki kişide bu yüzden özel eğitimi gerektiren sağırdır.(Özsoy Y;Özel eğitime giriş)

    Ağır İşitme; Gerekli düzeltmeler yapıldıktan sora iyi işiten kulağındaki işitme kayıpları olağan yollardan anadilini öğrenmesini ağırlaştıracak derecede olma durumudur.(Özsoy Y;Özel eğitime giriş)

    İletimsel İşitme Özürü; Sesin iletilmesi sırasında iletim kanallarından birinde engellenmesi durumudur. Örneğin; kulak zarının, kulak içi organların hastalanmadan veya anatomik bozuklukları işitmeyi engelleyebilir.

    Duyusal-Sinirsel İşitme Özürü; iç kulakta daha çok sinir sisteminin beyne ulaşması engellendiği için ortaya çıkan işitme özürüdür.

    Merkezi İşitme Özürü; Bütün organ ve sistemler normal çalışır ancak beyinde işitme algısı oluşmuyorsa buna merkezi işitme özürü adı verilmektedir.

    Psikojenik İşitme Özürü; Bazı nörotik rahatsızlıklarda görülen eskiden histeri olarak adlandırılan rahatsızlıktır. Geri dönüşümü vardır fakat bazen uzun süreli olabilir.

    Fonksiyonel İşitme Özürü; Sesle ilgili bir problemin olmamasına karşın sesin beyinde yorumlanamaması ile oluşan işitme özürüdür.

    İşitme engelliler nasıl iletişim kurabilirler?

    Dudak Okuma yöntemi:

    İşitme engelliler dudak okuma yöntemiyle konuşabilen insanlarla iletişim kurabilirler. Dudağınızın hareketini izleyerek dediklerinizi anlayabilirler.

    Sesler  %40  oranında görsel olarak algılanabilir. Dolayısıyla dudak okuma tahmine dayalı bir iletişim yöntemidir. Konuştuklarınızdan anlaşılan kelimeler yardımıyla ne demek istediklerinizi anlamaya çalışmak her zaman sağlıklı bir iletişim yöntemi olmadığından mümkünse kolayca anlaşılır bir dille konuşmanızda fayda vardır.

    Dudak okuyan bireylerle iletişime geçerken dikkat etmek gereken unsurlarda bazıları:

   Konuşmaya başlamadan önce işitme engelli bireyi tanımaya çalışın, konuşmalarını rahatlıkla anlayıp anlayamadığını test ediniz. Konuşurken de işitme  bireyin size baktığından emin olun

    İşitme engelliler işitme dereceleri ne olursa olsun sizi seslendiğinizde duymayabilir. O yüzden, elinizle omzuna hafifçe dokunmak gibi yöntemleri kullanabilirsiniz.  .Cihaz kullanan bir işitme kayıplının, cihazı taktığında işitmesinin normal duyan birisi gibi tam olmayacağını lütfen unutmayın. Hiçbir işitme cihazı norma duyan bir kulak yerine geçemez

 .Konuşmaya başladığınız anda yüzünüzün özellikle dudağınızın işitme engelli bireyin görebileceği bir konumda olmasına dikkat ediniz.Ağır işiten bireyler için mümkünse gürültüsüz ortamlarda konuşmayı deneyin. Çünkü bazı bireyler sadece dudak okuyarak değil aynı zamanda da sizi duymaya  çalışarak anlayabilirler.

    Konuştuğunuzda ortamın aydınlık olduğuna dikkat ediniz.

    Konuşmanızı ve dudağınızın görünmesini engelleyen durumlardan kaçınınız. Yemek yerken konuştuğunuzda dudağınızın hareketi değiştiğinden sizi anlamakta zorlanabilirler. Sakal Bıyık ya da dudağınızı kapatan unsurları mümkünse ortadan kaldırınız.

    İşitemiyor diye yüksek sesle konuşmayı denemeyiniz. Kesinlikle bağırmayınız. Kısık sesle de konuşmayınız. Normal tonda normal konuşma seviyesinden biraz yavaş konuşmayı deneyiniz. Ama hiçbir zaman heceleyerek konuşmayınız.

    Dudak okumanın kolay bir iletişim yöntemi olmadığını unutmayınız. Çünkü bazı harfler dudaktan görülmez. İşitme engelli bir bireyin dudaktan okuyarak anlayamadığı bir kelime ya da cümleyi anlamanı değiştirmeden başka bir kelime ya da cümle kullanarak anlatmayı deneyiniz.Mümkünse yüz ifadelerinizi etkili kullanın. Çünkü mimikler ve yüz ifadeleri dudak okumayı kolaylaştırır.

    Her şeyden önce sabırlı ve anlayışlı olunuz. İletişiminizin çok iyi olması için birbirinize alışmanız gerekmektedir.

    İşaret Dili:

    El hareketleriyle ve yüz ifadeleriyle oluşturulmuş kendisine özgü bir dil bilgisi olan bir dildir. Her ulusun kendine ait bir işaret dili vardır. Jestlerden farklı olarak kendine özgü kalıplaşmış işaretler içermektedir. Bazı işaretler simgesel (ikonik) olmakla beraber bazı işaretler kesinlikle simgesel değildir.

    İşitme engeli bireylerle iletişim kurarken dikkat edilecek hususlar:

    İşitme engeli görünmez bir engel olduğu için işitme engelli bireyler için engel iletişimde başlamaktadır. Bir bireyin işitme engelli olduğunu konuştuğunuzda fark edebilirsiniz.

    İşitme engelli bir bireyin konuşmalarını anlamıyorsanız,  tekrar sorabilirsiniz. Anlayamama durumunun devamı halinde işitme engelli bireyden dediklerini yazmasını rica edebilirsiniz. (Unutulmaması gereken bir hatırlatma, konuşmakta zorlanan ve genelde işaret dili kullanan bireylerin ana dili işaret dili olduğunu göz önüne alırsak, Türkçe dil bilgisinden haberdar olmama ihtimali vardır ve dolayısıyla yazıyla iletişim kurduğunuzda basit cümlelerle kendinizi ifade ermeye çalışın.) Kesinlikle beni anlamıyor ya da dediklerinden bir şey anlamıyorum diye onunla iletişiminizi hemen kesmeyin. İşitme engelli bireylerin duygularını incitmiş olursunuz.

    Türk İşaret Dili öğreten kurslara gitmenizde fayda vardır. Türk İşaret Dilinin alfabesini kullanarak kendinizi ifade etmeye çalışabilirsiniz ancak parmakla işaretleme işitme engellilerin kullandıkları Türk İşaret Dilinin yerini hiçbir zaman tutamaz.

    Dudak okuyabilen ve konuşmaları anlaşılır olan işitme engelli bireyler için durum işitmeyen bireylerden farklıdır. Bu tip engelliler hem işaret dili hem de Türkçe kullanıyor ya da işaret dili bilmiyor olabilir.

    ►►  ANA BABALAR UNUTMAYIN Çocukların dil gelişimi 2 ile 5 yaş arasında olmaktadır. Dolayısıyla işitme engelli çocuğunuz  varsa kesinlikle gereğinden fazla ilgi göstererek çocuğunuzun tercih ettiği dilde konuşmalısınız.

Kaynaklar:

www.tiu.org.tr/turkce/content/view/44/81/

 mebk12.meb.gov.tr/meb_iys…/43/…/isitme-engeli-nedir_109823.html

Düzenleyen:

Rehber Öğretmen

Filiz AKDEMİR

Özel Hayat Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi