Yazılar

ÖZÜRLÜ ÇOCUK VE AİLESİ

  • Tüm ailelerde çocuklarının nasıl olmasını istediklerine ilişkin bir beklenti vardır. Çocuğun doğumu aile üyelerine yeni roller yükler. Aile beklentiler sonucu toplumun yarattığı ‘ideal çocuk’ algısından etkilenir. Beklentiler giderek çocuğun ilerideki başarılarını içeren düşlere dönüşür.
  • Engelli veya süreğen hastalığa sahip bir çocuğun varlığı, aile üyelerinin yaşamlarını, duygu ve düşüncelerini olumsuz yönde etkileyebilen ek bir stres kaynağı oluşturmaktadır. Ailelerin cinsiyeti dikkate almadan çocukların temel becerileri kazanma yönünde kaygı ve endişeleri vardır.
  • Ailelerin özürlü çocuğa karşı olumlu tutumu, çocuğun sağlıklı gelişiminde önemlidir. Anne baba çocuğunu kabul ettiği sürece onun gelişimine katkıda bulunur. Özürlü çocuğa sahip aileler uyum süreci içinde 3 aşamadan geçerler:

I.aşama II.aşama III. Aşama

Şok karışık duygular anlaşma

İnkarsuçlulukuyma ve yeniden düzenlenme

Keder ve kızgınlık/ kabul ve

çöküntü utanmauyum

  • I. aşama : Aile ilk aşamada özürlü çocuğu kabul etmemektedir. Aile çocuğunun normal olduğuna ilişkin kanıtlar aramaktadır. Anne baba kendini ifade etmekte zorlanır, doğru teşhis için uzmandan uzmana başvurur.
  • II. aşama : Aile kızgınlık duygularını normal çocuğa sahip ailelere, Allah ‘ a ve kendilerine de yansıtabilmekte ve aileler özürlü çocuğa sahip olmalarını kendi davranışları için bir ceza olarak algılamaktadırlar. Bunlar aynı zamanda suçluluk ve çaresizlik duygularının birer yansımasıdır.
  • III. aşama : Bu aşamaya ulaşabilen anne babalar çocuklarını olduğu gibi kabul etmeye, çocuğu ailenin bir ferdi olarak kabul etmeye hazırdır.
  • Terapi ve eğitimin çocuk için doğal ortam olan ev ortamında, anne babanın katkısıyla yürütülmesinin önemi fark edilmeye başlanmıştır. Özürlü çocuğu olan anne babalara uzmanlar tarafından destek vermek amacıyla farklı çalışmalar yapılmaktadır. Psikolojik danışma çalışmaları, anne baba eğitim programları, aile terapileri, erken eğitim çalışmalarıyla anne babaların ve özürlü çocukların gereksinimlerini karşılamaya yöneliktir. Özürlü çocuktaki gelişme büyük ölçüde ev ortamına bağlıdır.
  • Çocuğun özürlü oluşunun öğrenilmesinin yarattığı ilk psikolojik etkiler geçtikten sonra, anne babalarda çocuğa yönelik bazı genelleştirilmiş tutumlar oluşur. Bu tutumlar değişik biçimlerde görülmektedir:

1 ) Fazla koruyucu tutum ( Çocuk aileye fazla bağımlı hale getirilir. )

2 ) Ayrıcalıklı tutum ( çocuk özürlü olduğu için farklı muamele görür. )

3 ) Her şey özürlü için tutumu ( Aile normal yaşantısını kaybeder. )

4 ) Özürlü çocuğu reddeden tutum

5 ) Özrü reddeden tutum ( Bazı ailelere göre çocukları normaldir. )

6 ) Özürlüden yararlanma tutumu

7 ) Normal tutum

Özürlü çocuğun eğitiminde en önemli ve etkili ortam sürekli içerisinde bulunduğu aile çevresidir. Çocuğun okulda kazandığı becerilerin, ev ortamında aileyle işbirliği yapılarak pekiştirilmesi eğitimin sürekliliği açısından gereklidir. Aile rehberliği de özürlü çocuğun yaşama hazırlanmasında son derece önemlidir.

Cerebral Palsy ve Rehabilitasyonu

CELEBRAL PALSY VE REHABİLİTASYONU

  • CP: Dogum öncesi, dogum sırası veya dogum sonrası, beyindeki bir lezyon sonucu ortaya çıkan nöromüsküler bozukluktur.
  • GÖRÜLEN BAŞLICA MOTOR BOZUKLUKLAR:
  • -Spastiste • – kuvvetsizlik
  • – inkoordinasyon
  • -tremor
  • – rijidite
  • Cp’nin esas özelligi olan baş, gövde, kol ve bacaklardaki hareket yeteneksizliklerinin yanı sıra; Epilepsi, Görme, İşitme, Konuşma, Algılama, Davranış Bozuklukları ve Zeka problemleri görülebilir. CP PROGRESİF BİR HASTALIK DEĞİLDİR. Ancak çocuk MSS bir lezyon ile gelişmek zorunda olduğu için belirtiler yaşantısıyla birlikte değişiklik gösterir. Bu nedenle erken tanı, deformiteler oluşmadan tedaviye başlanması açısından büyük önem taşır.

CP NİN NEDENLERİ • PRENATAL NEDENLER

  • -Anne – baba arasındaki akrabalık
  • – Kan uyuşmazlığı • -İlaç kullanımı
  • -Travma
  • – Kanamalar
  • -Annenin hamileliği sırasında (ilk 3ay) geçireceği enfeksiyöz • hastalıklar (kızamık) • – Plesental yetmezlik • – Radyasyon
  • NATAL NEDENLER
  • – Prematüre doğum • -Zor doğum • – Düşük doğum ağırlığı
  • -Anoksi
  • -Asfiksi
  • -Anneye verilen uyuşturucu maddeler • – Hatalı forceps kullanımı
  • -Sezeryan • -Çoğul gebelik
  • POSTNATAL NEDENLER
  • – Neonatal hiperbilüribinemi • – Neonatal enfeksiyonlar • – Konvülsiyonlar • – MSS enfeksiyonları
  • -Zehirlenmeler
  • – Kafa travması ve diğer travmalar
  • -Tümörler
  • ANATOMİK SINIFLAMA: • Cortexdeki lezyonlarda SPASTİSTE
  • Bazal ganglion lezyonlarında ATETOZ /DİSTON
  • Cerebellum lezyonlarında ATAKSİ/HİPOTONİ

KLİNİK  SINIFLAMA

  • SPASTİK TİP : Baş, gövde ve bacak kaslarında görülen, aşırı ve istek dışı kasılmaların mevcudiyetidir. Tonus artışı ve ek olarak diğer üst motor nöron sendromu bulguları: Hiperflexi, klonus, extansör plantar yanıt ve ilkel reflexler gözlenir.
  • Tutulum Tipleri : •
  • Spastik Quadripleji: 4 extremite ve gövde tutulumu olan çocuklardır. MR, strabismus, epilepsi, salya akıtma, dizatri ve disfaji görülür. Alt extremitede: adduksiyon ve internal rotasyon, Üst extremitede : omuz abd ve flexda, dirsek ve  el bileği flexiyonda, ön kol pronasyondadır.    • Spastik   Dipleji : Üst extremitede hafif, alt extremitede belirgin tutulumu olan çocuklardır. MR ve strabismus görülebilir. Nöbet daha nadirdir.
  • Spastik Hemipleji : Gövdenin bir yarısının tutulduğu çocuklardır. En dirençli nöbetlerin görüldüğü cp tipidir. Etkilenen extremitede büyüme geriliği,  asterognozi, eklem pozisyon hissi kaybı gibi duyu bozuklukları  gözlenir.                                           •
  1. DİSKİNETİK TİP :

Genelde hipotoni ile başlar. Daha sonra tonus değişkenlik gösterirken karateristik istemsiz hareketler belirir. Bu hareketler çocuk heyecanlandığında yada korktuğunda artar. Dizatri, disfaji, salya akıtma görülür. Mental durum genellikle normaldir. Ancak iletişim bozukluğu vardır. Bazal ganglion hasarına bağlı olarak ortaya çıkar.

  • Atetoz : İstemdışı, yavaş, solucanvari kıvrılma hareketleridir. Hem agonist hemde antagonaist kaslar eş zamanlı kasılır. Extremite distalinde daha belirgindir. Atetoid çocuklar çabuk yorulurlar ve belirli bir duruş şeklini uzun süre koruyamazlar. Baş kontrolü yoktur. • Distoni : Kas tonusu çok artmıştır. İstemli hareketle artan, yavaş torsiyonel kasılmalar ve anormal postür gözlenir. Gövde ve extremite proksimalinde daha belirgindir. • Kore : Küçük, istemsiz kas hareketleridir. •
  • 3- ATAKTİK TİP : Özellikle yürürken belirginleşen koordinasyon bozukluğudur. Cerebellum lezyonlarında görülür. Başlangıçta çocuk çoğu kez hipotoniktir. 2- 3 yaşından itibaren tonus düzelirken ataksi belirginleşir. Geniş tabanlı ataksik yürüyüş gözlenir. El becerileri ve ince motor becerileri zayıftır.

CP’DE   TEDAVİ cerebnal_palsy_2

  • BOBATH KONSEPTİ
  • Bir gelişim konseptidir. Bu konseptte kullanılan teknikler:

-fasilitasyon -stimülasyon – iletişim

  • Fasilitasyon: – hareketi düzenlemek için kullanılır

-vücudun tek bir şekilde organize olmasını sağlar

-çocuğun vücudunun pozisyonunu fark etmesini sağlar

-terapistle çocuk arasındaki iletişimi geliştirir

  • Stimülasyon: – hareketi açığa çıkartmak

-tonusu düzenlemek

-stabilizasyon sağlamak için yapılır

-dokunma, vibrasyon, proprioseptif uyarı ve sesle sağlanır • İletişim: Tedavide oldukça önemlidir. Çocukla mutlaka göz teması kurulmalıdır. Ayrıca oyuncak seçimi de dikkat edilmesi gereken diğer bir husustur. Çocuğun durumuna göre oyuncak seçilmelidir. Örneğin atetoid bir çocuk için hareket eden ve kaçan bir top tercih edilmemelidir.

Bobath konseptinde kullanılan anahtar noktalar vardır. Zorlayıcı hareketlerle anormal postürü düzeltmek yerine, normal hareket paternleri aktivite içinde anahtar noktalar kullanılarak fasilite edilir.

*Terapi esnasında; • – hedefler kesin ve net olarak belirlenmeli ( yakın ve uzak hedefler ) • -çocuk terapide bağımsız bırakılmalı • – klasik egzersizler yerine çocuğun yaşına ve o andaki durumuna uygun aktiviteler oyun tarzında çalıştırılmalı • – herhangi bir yardımcı alete ihtiyacı olup olmadığı belirlenmeli

*Tedaviye başlamadan önce çocuk mutlaka değerlendirilmelidir: • – postür değ. • -denge • -yürüme analizi • – üst ekstremite ve el fonksiyonlarının değ. • – kullandığı ortezler, mobilizasyon araçları

*Ayrıca çocuk emosyonel durumu, bağımsızlık derecesi, ailesiyle ilişkisi, çevresiyle iletişimi, dikkati açısından gözlenmelidir. *Aynı şekilde ailenin de çocuğu nasıl taşıdığı, nasıl giydirip soyduğu, nasıl beslediği, sosyo- kültürel ve ekonomik durumu, hastalık hakkındaki bilgisi açısından gözlenmelidir. *Aile mutlaka çocuğun beslenmesi, giyinmesi, tuvalet ve banyo aktiviteleri, oturma, uyuma ve taşıma pozisyonları hakkında bilgilendirilmelidir

CP’Lİ ÇOCUĞU TUTMADA DOĞRU YOLLAR

  • Dikkat edilmesi gereken en önemli nokta: çocuğun simetrik duruşa sahip olmasıdır. Özellikle baş orta pozisyonda taşınmalıdır. • Vücuda yayılan anormal kas cevapları, baş- boyun veya columna vertebralisin pozisyonuna bağlı olarak meydana geldiği için, bu anormal cevapların yine aynı noktalardan kontrol edileceği yargısına varılmış ve bu noktalara “anahtar noktalar” denmiştir.
  • Çocuk şekilde gösterilen tarzda tutulduğunda, başının fleksiyonu, kolların fleksiyonuna, kalça ve dizlerinin ekstansiyonuna sebep olur. Bu cevap çocuk otururken de gözlenebilir.
  • Oldukça iyi baş kontrolü ve orta derecede spastistesi olan çocuk, otururken başını öne doğru uzatır ve kalçaları ile dizlerinin yeterli fleksiyon yapamamasından doğan oturma güçlüğünü yenmeye çalışır
  • Bazı cp’li çocuklar, başlarını ekstansiyona iterken omuzlarını da protraksiyona getirmeye çalışırlar. Başın bu pozisyonunu düzeltmek için asla başın arkasından uyarı verilmemelidir. Bu çocuğun kendini daha fazla arkaya doğru itmesine sebep olur.
  • Bu pozisyona engel olmak için fzt. ellerini çocuğun başının her iki tarafına yerleştirir ve yukarı doğru (çocuğun boynunu uzatırmış gibi) iter. Aynı zamanda önkolları ile çocuğun omuzlarını  retraksiyona  doğru iter
  • Eğer çocuk kucağa alındığında baş, omuzlar ve kollarını arkaya doğru fırlatıyorsa, şekilde görüldüğü gibi öne itilmeye çalışılmamalıdır. Bu pozisyonu engellemek için fzt önkolunu çocuğun arkasından omuzlarına koyar. Eli ile de omuzları kontrol edilir.
  • Özellikle hipotonik çocuklar başlarını orta hatta tutamazlar. Böyle bir çocukta fzt çocuğun omuzlarından baş parmakları ile sıkıca tutar ve omuzlarını öne doğru çekerek bir miktar sabitlik sağlar. Bu hareket çocuğun başını orta hatta tutmasına yardımcı olur.
  • Aşağıdaki şekillerde hipertonik bir çocuğun kol pozisyonları ve bu pozisyonların nasıl düzeltilebileceği gösterilmiştir: • Bu çocuklarda omuzlar internal rotasyon, dirsek, el bileği ve parmaklar fleksiyondadır. Çocuğun bu pozisyonunu düzeltmek için: fzt çocuğun dirsekleri üzerinden kavrar ve tek bir hareketle çocuğun kollarını kaldırıp, eksternal rotasyona getirirken, çocuğu da öne doğru çeker. Böylece başını kaldırması, c. Vertabralisini düzeltmesine yardımcı olur
  • Atetoid çocukta, omuzlar eksternal rotasyonda, kolların her ikisi ya fleksiyonda ya ekstansiyonda yada biri fleksiyonda diğeri ekstansiyonda olabilir Kalçalar fleksiyondadır. Fzt çocuğun dirseklerinin dış yüzünden tutar ve kollarını öne çekerek düzeltirken omuzlarını da internal rotasyona getirir.
  • Aşağıdaki şekilde hipertonik bir çocuğun kolunu göstermektedir. Başta bu tarafa doğru eğilir. Dirsek, bilek ve parmaklar fleksiyonda, baş parmak avuç içindedir. Kolun abdüksiyon, eksternal rotasyon ve dirseğin ekstansiyonu ile el bileğinde ekstansiyon parmaklarla baş parmakta açılma sağlar.
  • Çocuğun fleksiyonda duran dirseğini, hiçbir zaman için eklemin altından ve üstünden gererek düzeltmeye çalışmayın. Dirseklerin ekstansiyona getirilmesi şekilde görüldüğü gibi eklem üzerinden kavramak suretiyle ve tek bir hareketle yapılır.
  • Aşağıdaki şekillerde hipertonik bir çocuğun tipik duruş örnekleri gösterilmektedir. Bu pozisyondayken çocuğun dorsi fleksiyon yapması imkansızdır.
  • Kalçalarının fleksiyon ve bacaklarının eksternal rotasyonda olduğu pozisyon ayağın dorsi fleksiyonunu kolaylaştırır.
  • Eğer çocuğun bacakları aşağıda gösterilen şekilde ise ayak bileklerinden kavrayarak bacakları açmaya çalışmak hatalıdır, spastisiteyi artırır.
  • Bacakları dizler üzerinden kavrayarak birbirinden ayırıp eksternal rotasyona getirmek daha uygundur.
  • Çocuğun ayağı şekilde gösterilen pozisyonda duruyorsa sadece parmakları düzeltmeye çalışmak hatalı olacaktır
  • Doğru olan önce bacağın eksternal rotasyonda olduğundan emin olmak, daha sonra ayağı dorsi fleksiyona getirip en son parmakları düzeltmektir.
  • Aşağıdaki şekilde hipertonik çocuğun tipik el duruşu gösterilmiştir. El bileği ve parmaklar fleksiyonda baş parmak avuç içine yerleşmiş pozisyondadır.
  • Şekildeki gibi parmağı ucundan çekerek düzeltmeye çalışmak hatalıdır, spastisiteyi artırır.
  • Dirsek üzerinden tutarak kolu ekstansiyona getirip baş parmağı avuç içerisinden çıkartarak bütün parmakları birden açmalıdır.
  • Spastisitenin şiddetli olduğu vakalarda çocuk şekilde görüldüğü gibi yüz üstü pozisyonda yatar. Bu durum da yapılmaması gereken şeyler :
  • Çocuğu sadece başından tutarak kaldırmak, omuzlarının protraksiyonuna, kol ve kalçaların fleksiyonuna neden olur.
  • Çocuğu kalçalarından iterek bacaklarını düzeltmeye çalışmayın. Bu tüm vücudun fleksiyonuna sebep olacaktır.
  • Bir taraftan çocuğun başını kontrol ederken, diğer taraftan kollarını göğsünün altından çıkarmaya çalışın.
  • Hipotonik çocuk otururken gövdesini ve başını dik tutamaz
  • Böyle bir çocukta fzt ellerini alt sırt bölgesine yerleştirip, aşağı doğru bir itme yaparak baş ve sırtın dikleşmesine yardımcı olur. • Aynı hareket çocuk kucakta otururken de yapılabilir.
  • Atetoid çocuk tipik olarak kalçaları fleksiyonda, omuz ve baş arkaya fırlatılmış olarak oturur. Bu pozisyonda kollarını kendisini desteklemek için yada oyun oynamak için kullanamaz.
  • Çocuk bacakları bitişik olarak otururken omuzlarından kavranır ve öne içe doğru kesiksiz basınç verilir. Bu hareket çocuğun kollarını yanda desteklemesine yardımcı olur.
  • Çocuğu şekildeki gibi oturma pozisyonuna getirirken fzt önce kendine doğru çeker, böylece gövdenin önde tutulması kalça ve dizin fleksiyonunu kolaylaştırır. Hiçbir zaman önce yere oturtup, sonra kalçalarını fleksiyona getirmeye çalışılmamalıdır.
  • Çocuk kendi başına oturmayı öğrenince sadece bacakların düzeltilmesine yardımcı olmak yeterlidir.
  • Hipertonik çocuğun ayakta duruş şekli aşağıda gösterilmiştir. Bacaklardaki makaslama destek yüzeyini azaltmaktadır.
  • Bu çocuğa yürümede yardımcı olmak için: • – kollarını düzeltip eksternal rotasyona almak
  • – el ile dirsekten destekleyerek omuzları yuları öne itmek gerekir. Bu hareket, bacakların bir miktar düzelmesine ve açılmasına, baş, columna vertebralis ve kalçaların düzleşmesine yardımcı olacaktır.

CP’Lİ ÇOCUĞUN TAŞINMASIimages (1)

  • Cp’li çocuğun taşınmasında uyulması gereken ilk kural; çocuğu kaldırmadan önce simetrik olarak oturtmaktır. Gerekli yerlerden destek verilmeli, ancak aşırı yardım ederek çocuğun olaydan tamamen uzak kalmasına da yol açılmamalıdır.
  • Birçok hipertonik çocuğun, yatarken kalçaları gergin bir pozisyondadır. Bu durumda kalçaları zorla fleksiyona getirmeye çalışmaktan ziyade, önce baş ve omuzlar öne getirilmelidir. Eller koltuk altlarından tutulup, dirsekler çocuğun dizleri arasına geçirilerek bacaklarını ayrılması kolaylaştırılabilir.
  • Atetoid çocuklar sırtüstü yatarken; kalça ve dizleri fleksiyonda olabilir. Fakat baş ve omuzları geriye doğru itilmiştir. Bu durumda fzt. çocuğun baş ucuna geçip, kollarını kollarının altına geçirir, elleriyle karnı üzerinden baskı yaparken, ön kolları ile çocuğu öne doğru iterek oturma pozisyonuna getirir.
  • Fzt. çocuğu bu şekilde kaldırılıp bacaklarını abdüksiyona getirerek beline dayar. Bu şekil bir taşıma çocuğun dengesinin gelişmesini sağlar.

Hipertonik bir çocuğun evde basit bir şekilde taşınmasını gösterir:

Atetoid yada hipertonik bir çocuğun aşağıda gösterilen pozisyonda taşınması uygundur.

BANYO YAPILMASI

  • Cp’li çocuğun banyosu birçok nedenden dolayı güçtür. Çocuk küçükken ortaya çıkan bazı problemler yaşı ilerledikçe daha da belirlenecektir. Bu problemlerin en önemlileri: oturma güçlüğü ve denge kaybıdır. Buna ek olarak
  • Kol ve ellerin kullanılmasındaki güçlük bu aktiviteyi daha da zorlaştırmaktadır. İlk eğitim için, önce banyo dışında bir taburede otururken, örneğin bir el feneri çocuğun vücudunun çeşitli yerlerine tutulur ve ışıklı yere dokunması istenir. Daha sonra bu kısımlara eliyle ovma yada silme hareketleri yaptırılır.Amaç çocuğun aynı işlemleri banyoda tekrarlayabilecek hale gelebilmesidir.
  • Bazı çocuklarda “şaşırma reaksiyonu” denen bir cevapla karşılaşılabilir. Bu cevapta, herhangi bir uyarı yada hareket ettirmeye karşılık, çocuğun normalde fleksiyonda olan kolları yanlara doğru itilerek, parmakları ve başı ekstansiyona gider. Bu cevap açığa çıktığında çocuğun kendisini desteklemesi yada dengesini koruması imkansızdır. Bu cevabı olan çocukların banyoya konarken uygun tutuş şekilleri aşağıda gösterilmiştir.

Çok küçük çocuklar bu şekilde tutulabilir

  • Çocuğu uygun tarzda tutarak dik olarak suya sokmak, yarı yatar pozisyondan daha çok tercih edilir. Banyoya konan çeşitli ilaveler üzerine çocuk simetrik olarak oturtulmalıdır. Başı orta pozisyonda, kollarının ikisi de önde ağırlığı her iki kalçaya eşit olarak dağıtılmış olmalıdır. Genellikle hipotonik çocukların oturma güçlüğü hipertonik çocuklara oranla daha azdır.
  • Banyo sırasında oyun oynamak, çocuğun olaydan daha fazla haz almasını sağlar. Böylece hem güveni artar hem de denge kurması kolaylaşır. Eğer yaşı çok küçük olduğu için kendi kendini yıkayamıyorsa, anne yumuşak bir süngerle, fazla uyarmadan , çocuğu yıkar. Daha büyük yaştaki çocuklara ise ne yapacağı anlatılır. Sıcak – soğuk, ıslak- kuru kavramları çocuğa öğretilir. • Çok şiddetli cp olgularında , çocuk sırtüstü, banyo içine yatırılarak yıkanır. Baş yastıklarla desteklenmelidir. Bir diğer yolda süngerle silmedir. Çocuk sert bir zemin üzerine yatırılır. Altına su geçirmez bir örtü serilir. Üzeri pamuklu bir örtü ile örtülür. Önce yüzü silinir, kurulanır. Sonra tüm vücut kısımları bu şekilde temizlenir.

TUVALET EĞİTİMİ

  • CP’li çocuklarda tuvalet eğitimine geçişin geç başlaması normaldir. Bu eğitimde çocuğa neyin nasıl yapılacağı iyi anlatılmalıdır. Dereceli bir eğitim sistemi takip edilmeli, çocuk saatte bir oturağa oturtulmalıdır. Arada kaçırmalar olsa dahi, sistemli olarak tekrara devam edilmelidir. Normal çocuk oturağa oturtulduğunda bazen eline oyuncak verilebilir. Ancak cp’li çocukta bundan kesinlikle kaçınmak gerekir. Bu tip aktiviteler çocuğun dikkatini dağıtır. Bir diğer güçlükle de, oturamayan ve gevşeyemeyen çocuklarda karşılaşılır. Oturduğunda kendisini emin ve dengeli hissetmediği zaman, dikkatini boşaltım işlemine vermemesi normaldir. Bu çocukların oturma problemini çözmek için; oturağın şekli değiştirilebilir yada bazı ilaveler yapılabilir.
  • Bazı çocuklarda barsaklarını boşaltmak için aşağı doğru basınç yapmayı bilmezler. Bu durumda dıştan, bağırsaklar üzerinden elle baskı yapılabilir.

UYUMA

  • Cp’li çocuğun yatağının pozisyonu ve yatış şekli çok önemlidir. Bu çocuklar sırtüstü yatarken başlarını orta pozisyonda tutmakta güçlük çekerler ve başlarını hep bir tarafta tutma eğilimi gösterirler. Bu durum çocuğun kalça ve gövdesinde kalıcı deformitelerin oluşmasına neden olur.
  • Çoğu cp’li çocukta başın sağa doğru dönmesi ile karşılaşılır. Bu pozisyonda sol kalça ve bacak genellikle internal rotasyondadır. Böyle bir çocuk, sol tarafı duvara gelecek şekilde yatırılırsa tüm uyarılar sağdan gelecek ve çocuktaki hakim bozukluk büsbütün şiddetlenecektir.
  • Halbuki bu çocuk, sağ tarafı duvara gelecek şekilde yatırılırsa (bu duvar da resim, süs eşyası olmamalıdır) uyarılara cevap vermek için başını aksi tarafa çevirmek zorunda kalacak, böylece yapamadığı bir hareketi geliştirme imkanı bulacaktır.
  • Sırtüstü yatarak uyuyan çocuklarda, baş yastığa doğru basınç yaparak, omuz ve kolların arkaya çekilmesine sebep olur. Bu şekilde yatmayı alışkanlık haline getiren çocukta, vücudun arka yüzeyindeki kasların spastistesi artış gösterir. Böyle çocukların omuz ve kolları, bir örtü ile, aşağıda görüldüğü gibi öne ve içe doğru, önkolları serbest olacak şekilde sarılmalıdır. Ancak bu gibi dış yardımları devamlı kullanmaktan kaçınmalı, çocuk kendi kendini kontrol edebilme yeteneğini gösterdiği anda örtü çıkartılmalıdır.
  • Hipertonik çocukların spastistesi fazla olup, az hareket ettiklerinden, az enerji harcarlar ve gece uykuları rahat değildir. Uyku sırasında sık sık döner ve hareket etmek isterler. Bu nedenle yatakları çok yumuşak olursa dönme ve hareket etmeleri güçleşir. Yataklarının altına bir tahta koyarak bu soru çözülebilir. • Yatarken hareket etmekten korkmamaları için çocukların yatakları alçak olmalıdır.

GİYİNME

  • Cp’li çocuk giyinme işlemi sırasında hipertonikse spastiste, atetoidse istemsiz hareketler nedeniyle çeşitli zorluklarla karşılaşırlar. • Kendi kendine giyinip soyunabilmek için, çocuğun başarabilmesi gereken 2 önemli hareket vardır: • kollarını avuçları yüzüne bakacak şekilde gövdesinin önüne doğru getirebilmek • bir elle kavrayıp itme, kavrayıp çekme hareketlerini yapabilmek • Bu hareketlerin eğitimi, küçük şişirilmiş simitler kullanılarak yapılabilir:
  • çocuk, sırtüstü yatırılıp ta tamamen pasif bırakılarak giydirilmemelidir. genellikle sırtüstü yatış pozisyonu cp’li çocukların giyinme ve soyunmaları için sakıncalıdır. Yan yatma ve oturma pozisyonları tercih edilmelidir. Çünkü çocuk bu pozisyonda ne yapıldığını ve kendi kendisini kolaylıkla görebilir. Yan yatma pozisyonunun faydaları şu şekilde sıralanabilir:
  • a)Yan yatarken kalça ve dizlerin fleksiyonu kolaylaşır. Böylece çorap, pantolon giymesi rahat olur.
  • b)Baş ve omuzlar kolayca öne getirilebilir; çocuğun arkasında durulursa, gövdesini şiddetle geriye itmesine de engel olunur.
  • c)Omuzlar öne getirildiği için, kolunda öne gelmesi ve dirseğin ekstansiyonu, böylelikle ceket vs. nin kolunun giydirilmesi kolaylaştırılır.
  • d)Baş ve göz kontrolü gelişir. Görme ve takip etme olasılığı daha fazladır.
  • Çocuğun durumu çok şiddetli ve sırtüstü giydirip, soymak kaçınılmaz ise, başının altına bir yastık konmalıdır. Başın yükseltilmesi kolun, kalça ve bacağın fleksiyonunu kolaylaştırır.
  • Giyinmeye aktif katılma yeteneği olan çocuk, eğer henüz oturma dengesi tam değilse, aşağıda gösterilen pozisyonda giydirilebilir. Bu pozisyonda bacakların abduksiyonu ve fleksiyonu daha kolaydır. Ayrıca bu pozisyonda çocuk rahatça desteklenebilir. Yapacağı hareketler ve dengesini geliştirmesine fırsat verilmiş olur. Şiddetli vakalarda giyinme- soyunma işleminin ayna karşısında yapılması yararlıdır.
  • a) Atetoid çocuk, herhangi bir çaba sarfettiği zaman ayakları yerden kalkabilir. Bacakları tespit etmek için dizler üzerinden basınç verilebilir.
  • b) Hipertonik çocuk kolunu kolunu kaldırdığında kalçası ve dizi ekstansiyona gelir ve arkaya düşebilir. Şekilde görüldüğü gibi anne , ellerini çocuğun beline koyup, öne doğru basınç verirse bunu önleyebilir
  • c) Hipertonik çocuk bir elini kullandığı yada giysisini bir tarafa doğru çektiğinde, bir bacağı yana doğru açılarak dengesi bozulabilir. Bunu önlemek için, açılan dizin dış-yan tarafına, anne sıkıca eline dayamalıdır. •
  • d) Çorap giyme sırasında, bacağını ekstansiyona getirilirken gövde arkaya doğru itiliyorsa, şekildeki gibi beli hizasından tespit ederek, yada ayağını kavramada güçlük çekiyorsa, bacağını kontrol ederek yardımcı olunabilir.
  • e) Hemiplejik çocukların, sağlam elle çorap, ayakkabı giyerken, hasta taraf kol ve başında meydana gelebilecek otomatik hareketler nedeniyle dengelerini kaybetmemelerine dikkat edilmelidir.
  • GİYİNMEDE GENEL TAVSİYELER 1. Önce hasta taraf kol ve bacağın giydirilmesi tavsiye edilir.
  1. Eğer çocuk başını bir tarafa doğru çevrilmiş olarak tutuyorsa, aynı taraftaki kol ve bacağın fleksiyonu, aksi taraftaki kol ve bacağın ise ekstansiyonu zordur. Bu durumda her şeyden önce çocuk simetrik olarak oturtulmalıdır.
  2. Eğer çocuk otururken öne doğru eğiliyor ve başını kaldıramıyorsa, anne ellerini çocuğun belinin alt kısmı hizasından, başparmakları sacroiliac eklem üzerine gelecek şekilde yerleştirerek aşağı doğru basınç uygular. Bu çocuğa destek noktası sağlar ve başıyla sırtını ekstansiyona getirmesi kolaylaşır.

4-)Eğer çocuğun oturma dengesi az ise ve her iki elini kullanmak istediğinde arkaya doğru düşüyorsa, aşağıda görüldüğü gibi oda köşesine yerleştirilebilir, yanına destek için bir tabure konabilir.

5 – ) Aşağıdaki şekillerde çocuğun kendisini destekleyeceği yollar gösterilmiştir:

6 – ) Baş kontrolü, kolları ve elleri iyi, ancak oturma dengesi az olan çocuk, yan yatma pozisyonunda, şekildeki gibi giyinebilir:

BESLENME

  • Cp’li çocuğun diğer problemlerinin yanı sıra yemek yeme alışkanlıklarının da düzeltilmesi gerekir. Bu, çok uzun zaman alıcı bir işlemdir, adım adım ilerlenmeli ve anne- baba büyük bir sabır göstermelidir. Uygulanacak eğitim, esas yemek saatleri dışında yapılmalı ve yetenekler geliştikçe uygulamaya geçilmelidir.
  • Çocuğun kendi başına yemek yiyebilmesi için, çatalı kaşığı ağzına götürebilmesi dışında, baş ve gövde kontrolü, oturma dengesi ve el hareketlerinin düzgünlüğü yeteneklerini kazanması şarttır. Ayrıca vücut kısımları hakkında da bilgi sahibi olmalıdır.
  • Çocuk ilk defa kendi kendine yemek yemeye başladığında, bir de dengesini koruma problemi ile karşılaşmamalı, kendisi için en güvenli ve rahat bir pozisyonda yerleştirilmelidir. Yanlış verilen pozisyonlar hipertonik çocuğun spastisitesini, atetoid çocuğun istemsiz hareketlerini artırır. Bu çocuğun emmesini ve dudaklarını kullanmasını güçleştirir. Örneğin çocuğun başını desteklemek için anne elini çocuğun başının arkasına yerleştirirse başın daha fazla geriye itilmesine sebep olur. Böyle bir çocuğu tutmanın doğru yolu şekilde gösterilmiştir:
  • Baş kontrolü ve dengesi az olan küçük bir çocuk, yan yada ata biner tarzda annesinin kucağına oturabilir. Ne şekilde oturursa otursun, kalçaların tam fleksiyonda ve omuzların simetrik bir şekilde öne getirilmiş olmasına dikkat edilmelidir. Böylece vücudun şiddetle geri itilmesine yardımcı olunabilir. Kucakta beslenen çocuğun gövde ve baş kontrolü gelişir gelişmez, beslenme sandalyesine oturtulmalıdır. Anne, çocukla aynı seviyede yada çok az üstünde oturmalıdır, çünkü fazla yüksekte olursa, çocuk anneye bakmak için başını yukarı kaldıracak, bu da gövdenin geri itilmesine yol açacaktır.
  • Gerekirse çocuk sandalyeye bağlanabilir, yukarıdan uzatılan kuşaklarla gövde desteklenebilir. Bunlar göğsü arkadan bağlayan kayışlardan daha iyidir, zira gövdeyi tamamen sabit tutmaz. Oturduğu yere bağlanan çocuğun ellerinin serbest bırakılmasına dikkat edilmelidir.
  • Anne, yemesine yardım etmek gayesiyle çocuğun yanına oturacağı zaman, çocuğun devamlı olarak başını döndürdüğü yönün aksi tarafına oturmayı tercih etmelidir. Kolunu, destek vermek için çocuğun boynunun arkasından geçirmeli, fakat başın arkasına fazla basınç vermemeye dikkat etmelidir. Bu kolun parmakları ile çocuğun çenesini alttan destekleyebilir, böylece baş öne düşmez. Eğer çocuk başını hep aynı tarafa çeviriyorsa, bu elin beş parmağı ile de yanağından basınç uygulayarak başın dönmesini önlenebilir. Gerektiğinde diğer parmaklarını çocuğun ağzını kapatmak için kullanabilir.
  • Sol elle yiyen bir çocuğa yardım ediliyorsa, sağ arka tarafında durup çocuğun bükülen sol dirseği sağ elle desteklenir; sol elle de çocuğun bileği kontrol edilebilir. Böylece örneğin kaşığı tutarken el bileğinin kalkması,bırakılırken de inmesi sağlanabilir.
  • Eğer kaşıkla, yardımla bile yiyebilecek kadar yeteneği yoksa, neyi nasıl yediğini hissetmesini ve görmesine fırsat verilmelidir. Bazı çocuklar, ağızlarına mutlaka bir besin konacağından emin oldukları için ağızlarını açık tutar ve kendileri hiçbir çaba sarf etmezler. Çocuk her seferinde uyarılmalı ve dikkatini bu konuda toplamasına yardımcı olunmalıdır. Çocuk yemek yeme işlemine aktif olarak katılamazsa, takip edici lokma için hazır olamaz. Bu lokmayı reddederken, başı ve gövdesi geri itilir. Süratli yemeye çalıştırmak, kötü alışkanlıklar doğurur. Ayrıca dikkatsizlik olasılığı da artar.
  • Eğer kaşıkla, yardımla bile yiyebilecek kadar yeteneği yoksa, neyi nasıl yediğini hissetmesini ve görmesine fırsat verilmelidir. Bazı çocuklar, ağızlarına mutlaka bir besin konacağından emin oldukları için ağızlarını açık tutar ve kendileri hiçbir çaba sarf etmezler. Çocuk her seferinde uyarılmalı ve dikkatini bu konuda toplamasına yardımcı olunmalıdır. Çocuk yemek yeme işlemine aktif olarak katılamazsa, takip edici lokma için hazır olamaz. Bu lokmayı reddederken, başı ve gövdesi geri itilir. Süratli yemeye çalıştırmak, kötü alışkanlıklar doğurur. Ayrıca dikkatsizlik olasılığı da artar.
  • Çocuğa yemek verilirken, kaşığa çok yemek konmamalıdır. Kaşığın bütünüyle ağzına girip de çocuğu rahatsız etmemesi için, yemek kaşığın ucuna yerleştirilmelidir. Kaşık, ağza yandan değil, sivri tarafından götürülmeli, beslenme hızı çocuğu göre ayarlanmalıdır
  • Çocuk yemeği ağzına aldığı zaman eğer dudaklarını kapatamıyor ve dili fazla miktarda dışarı çıkıyorsa, anne kaşıkla dilin ön kısmına basınç yaparken, çocuğun dudaklarını da kaşık ağzında iken kapatır. Üst dudak, yemeğin bütünüyle ağza alınması için biraz daha sert bastırılır. Eğer sadece alt dudak zayıfsa anne eliyle destekleyebilir. Dudaklar bu şekilde kontrol edilemeyecek kadar zayıfsa yemek, dişlerinin arka tarafını önce bir, sonra öbür tarafına yerleştirilir.
  • Eğer yemek katı değilse, sulu maddenin dışarı çakmaması için ağzın kapalı tutulması önemlidir. Gıdanın ağızdan düşmemesi için başı geriye eğmek yanlıştır. Çünkü omuzlar geriye gider, gövde yay gibi olur ve dil dışarı çıkabilir. Bu durumda yutma güç ve ağrılı olacaktır. Kaşığı çocuğun ağız seviyesinden aşağıda yada yukarıda tutmamak gerekir. Eğer çocuk ağzı kapalı iken lokmanın düşmeyeceğini öğrenirse, bu iş için kendisi de çaba sarf edecektir.

YUTMA

  • Hiç yutamayan çocuğa pek rastlanmaz, fakat yutma güçlüğü çeken çocuk sayısı fazladır. • Eğer çocuğa yutma çok zor geliyorsa, boğazdan aşağı yönde bir ovma yapılır. Bu sırada çocuğun başı dik durmalıdır. Boğazın yukarı doğru hareketi çocuğun gıdayı yuttuğunu gösterir. Yutma tam gelişmemişse, gıdanın dışarı çıkmasını önlemek için, ovma sırasında dudaklar kapalı durmalıdır.
  • Baş ve dudak kontrolü geliştikçe, çocuk yutma yeteneğini geliştirici hareketleri gün boyunca pratik etmeli, özellikle salyasını yutması üzerinde durulmalıdır.

ÇİĞNEME

• Eğer ısırma ve çiğneme hiç yoksa, öğretilmesi ilk başlarda güçtür. Çocuğa yemek, hep küçük parçalara ayrılmış olarak hazır verilirse hiç ısırmasını öğrenemeyecektir. Bu nedenle sevdiği bir gıda bütün olarak verilip, ısırtılabilir. • Çiğnemeyi öğretirken, anne bisküviyi alır, ısırır ve abartılmış olarak, ağzı açık bir biçimde çiğner. Sonra bir parça bisküvi de çocuğun arka dişleri arasına konur ve çenesi yardımla aşağı yukarı oynatılarak bisküviyi parçalaması sağlanır. Öğrenmeye başladığı zaman, çocuğun çene hareketlerini kendi kendine yapabildiği görülür. • Eğer çiğneme güçlüğü, çeneden ziyade dil hareketlerinin eksikliğine bağlıysa, esas öğünler dışında dil egzersizleri yapılır. Çocuk dilini öne uzatmayı ve yanlara hareket ettirmeyi öğrenmelidir. Dilini nereye koyacağını göstermek için, belirli bölgelerde dişlerinin arka tarafına bir miktar çikolata sürülebilir ve çocuktan bunu yalaması istenebilir.

İÇME

  • Eğer çocuk yardımla bardaktan içebiliyorsa, yardımcı arkada durur, çocuğun alt çene ve dudağını avucu ile destekler. Bardağı çocuğun dudakları arasına yerleştirip, diğer eliyle bardağı yukarı kaldırır. Bardağın içindeki suyu hiç dinlenmeden içmemesine dikkat edilmelidir.
  • Eğer çocuk bardakla içemiyor veya dili dışarı çıkıp, bardağın dışında kalıyorsa plastik bir kamış kullanılabilir. Bu kamış dil ve damak hareketlerini de artırmaya yardımcıdır. İlk başlarda daha büyük delikli kamışlar kullanılmalı ve çocuğun bütün enerjisini sarf etmemesi için kamışın boyu mümkün olduğu kadar kısa olmalıdır.
  • HİPOTONUSU OLAN CP’Lİ BİR ÇOCUĞUN TEDAVİSİ • İnfant Dönem: Uzak Hedefimiz: En az 5 adım ilerlemesi
  • Yakın Hedefimiz: Dönme aktivitelerinin bağımsız olarak yapılabilmesi • -ortama ve terapiste alışma (pozisyonlama) • -dönme aktiviteleri çalıştırma • – baş kontrolü kazandırma • -oturma dengesi • -ayağa kaldırma ve yürüme
  • Todder Seviyesi: Uzak Hedefimiz: bağımsız yürüyebilme • Yakın Hedefimiz: diz üstü pozisyonda durabilme, bu pozisyonda ayağa kalkma, en az üç basamak tırmanma
  • -emekleme pozisyonunda aproksimasyon ve denge aktiviteleri
  • -diz üstü pozisyonda denge eğitimi ve yarım diz üstü pozisyonuna geçiş • -ayağa kalkma ve iki eli destekli yürüme •
  • Okul Öncesi Dönem: Uzak Hedefimiz: kompleks hareketlerin yapılabilmesi • Yakın Hedefimiz: en az üç saniye tek ayak üzerinde durulması ve zıplayabilmesi • -önceleri yardımlı trambolin üzerinde zıplama ( zamanla yardım azaltılır ) • -ayakta topa vurma çalışmaları • -ayak parmakları üzerinde yükselme

Okul Dönemi: Uzak Hedefimiz: okul içi eğitime katılma

Yakın Hedefimiz: topu kavrayabilmesi ve en az altı adımlık mesafeye atabilmesi

– bir yerde oturup ayağının altındaki topu hareket

ettirebilmesi

– küçük bir pota ile basketbol oynama (fzt çocuğu arkadan destekler)

-arkadasları ile ilişki kurması

Adölesan Dönem: Uzak Hedefimiz: yardımsız sınıf içi mobilitenin sağlanması

Yakın Hedefimiz: en az 500m ilerlemesi

– bu dönemde çocuğun tedavi ünitesinde değil dışarıdaki aktivetelere katılması teşvik edilir (özürlüler için düzenlenen basketbol turnuvalarına katılma)

  • HEMİPLEJİK CP’Lİ BİR ÇOCUĞUN TEDAVİSİ • İnfant Dönem: Uzak Hedefimiz: iki eliyle oyuncağı alması
  • Yakın Hedefimiz: destekli otururken yada sü yatış pozisyonunda oyuncağa uzanma • – üst ekstremite aktiviteleri çalıştırılır • Todder Seviyesi: Uzak Hedefimiz: bir eli destekli merdiven çıkma • Yakın Hedefimiz: emekleme pozisyonunda yada sürünerek merdiven çıkma ve odada bağımsız yürüme • -değişik zeminlerde yürüme eğitimi • -engelli yürüme eğitimi • – parelel bar eğitimi • -ayna karşısında denge tahtası ile eğitim
  • Okul Dönemi: Uzak Hedefimiz: üç tekerlekli bisiklete bağımsız binebilme • Yakın Hedefimiz: yardımlı bisiklete binip, pedal çevirmesini sağlama • -emekleme pozisyonuna getirip, kalça ve dizden aproksimasyon uygulanması • -diz üstü pozisyona gelme ve bu pozisyonda denge aktiviteleri çalıştırma • -ayna karşısında oturma dengesi çalıştırma • -ayağa kalkma ve ayakta durma •
  • DİPLEJİK CP’Lİ BİR ÇOCUĞUN TEDAVİSİ • İnfant Dönem: üst ekstremiteye yönelik egzersizler • Todder Seviyesi: Uzak Hedefimiz: walkerla bağımsız yürüme
  • Yakın Hedefimiz: iki elle destekli yürüme • -oturma pozisyonunda aproksimasyon uygulanması • -ayakta; öne-arkaya adım alma, aproksimasyon, denge eğitimi ve ağırlık aktarma çalıştırılır • – parelel barda yürüme
  • Okul Öncesi Dönem: Yakın Hedefimiz: bağımsız zıplaması • -önceleri yardımlı trambolinde zıplama (zamanla yardım azaltılır) • – üst ekstremiteye ağırlık aktarma • -oturur pozisyonda topa vurma • -engelli yürüme eğitimi • -değişik zeminlerde yürüme eğitimi • Okul Dönemi: Uzak Hedefimiz: düzenli bir eğitim sınıfına katılması
  • Yakın Hedefimiz: 45 dk oturması ve sınıf içinde bağımsız yürümesi •
  • -oturma dengesinin geliştirilmesi • -yüzme aktiviteleri
  • Adölesan Dönem: Uzak Hedefimiz: bahçede bağımsız yürüme
  • Yakın Hedefimiz: scooter kullanma
  • -denge aktivitelerinin çalıştırılması • -scooterı kullanmayı öğretme
  • QUADRİPLEJİK CP’Lİ BİR ÇOCUĞUN TEDAVİSİ • İnfant Dönemi: Uzak Hedefimiz: çevresini fark etmesi, ilişki içinde olması • Yakın Hedefimiz: çocuğun çeşitli adaptasyonlarla oturup, göz teması kurması ve 30 sn başını dik tutması
  • -tam destekli oturma pozisyonunda baş kontrolünü kazandırılması
  • Todder Seviyesi: Uzak Hedefimiz: çocuğun yaşına uygun bir oyuncakla oynayabilmesi • Yakın Hedefimiz: oyuncağı iki eliyle tutup göz seviyesine getirme
  • Okul Öncesi Dönemi: Uzak Hedefimiz: bağımsız yürüme
  • Yakın Hedefimiz: on adım yürüme • -sü yastıklarla destekli pozisyonda topa vurma aktivitesi çalıştırılır • -oturma dengesi çalıştırılır • -splintle yürüme eğitimi • Okul Dönemi: Uzak Hedefimiz: çeşitli adaptasyonlarla bilgisayar kullanma (klavyeye uzanma ve tuşlara basabilme) • Adölesan Dönem: Hedefimiz: çocuğun çevresiyle ilişki kurması ve sosyal aktivitelere katılabilmesi
  • ATETOİD CP’Lİ BİR ÇOCUĞUN TEDAVİSİ • İnfant Dönem: Uzak Hedefimiz: postüral stabilizasyon
  • Yakın Hedefimiz: oyuncaklarla ilgilenmek
  • – üst ekstremite aktiviteleri çalıştırma
  • Todder Seviyesi: Uzak Hedefimiz: bağımsız olarak dönme ve walker kullanma
  • Yakın Hedefimiz: yerde bağımsız hareketleri yapabilme
  • Dönme aktiviteleri çalıştırılır
  • Oturma dengesi çalıştırılır • Okul Öncesi Dönem: Uzak Hedefimiz: bağımsız yürüme
  • Yakın hedefimiz: walkerla destekli yürüme yada TS aktiviteleri

Hazırlayan: Fzt. ALİ ÇELİK

 Özel Öğrenme Güçlüğü

( Disleksi, Disleksia)

Nedeni henüz bilinmemektedir. Bazı bulgular, bilginin işlemlenmesinde bir aksaklık olduğunu göstermektedir. Yine bazı varsayımlara göre de;

Doğum Öncesi: Yetersiz beslenme, annenin geçirdiği enfeksiyonlar, ilaç kullanma, vitamin eksikliği, alerjiler vb.

Doğum Sırasında: Uzun ve zor doğum, plasenta ve göbek kordonu anormallikleri, doğum aletlerinin verdiği zararlar, beyin hasarı vb.

Doğum Sonrasında: Doğumdan sonra nefes almaya başlayıncaya kadar geçen sürenin uzunluğu, erken yaşta ateşli hastalık, başa hızlı darbe, tümör  vb

Kalıtsal bozukluklar: Ailelerde özel öğrenme bozukluğu olan başka kişilerinde olması, kan uyuşmazlığı durumlarından kaynaklandığı düşünülmektedir.

ozel_ogrenme_guclugu_bursa2Bunların yanında, beyinde sorun meydana gelebilir .Bununla  ilişkili olarak beynin değişik alanlarında güçlükler oluşur: Dili anlama ya da kullanmada, okuma, konuşma, yazma, matematik işlemi yapma başlıca zorluk olan alanlarıdır. Bir çocukta birden fazla alanda güçlük olabilir. Çünkü bir alandaki yeti eksikliği bu alanla ilgili diğer üst akademik becerileri de etkiler. Bu çocuklar ortalama ya da ortalamanın üzerinde zeka düzeyindedirler. Ancak okul başarısı bu zeka düzeyinden beklenenin altındadır. Çocuğun günlük işleri planlama becerisi de etkilenir. Ödev yapmak savaş dönüşür. Erken tanı ve tedavi yapılmazsa etkileri yaşam boyu sürebilir.  Aynı zamanda bu kişilerin kendini idare etme, sosyal algılama, etkileşim sorunları vardır. Standart eğitime rağmen yaşına ve zekâsına uygun okul başarısı gösteremeyen bireylerdeki durum olarak açıklayabiliriz.

Özel öğrenme güçlüğü çoğunlukla öğrenmeyle ilgili bir sorun olarak algılanmakta ve tanıtılmakla birlikte; gördüğümüz, duyduğumuz ya da dokunduğumuz tanımaya çalıştığımız şeylerin algılanmasıyla ilgili ya da işlenmesiyle ilgili bir sorun olarak yaşanmaktadır. Öğrenme sorunları da, pek çok sorun ya da hastalık gibi çok erken fark edilebilir.

5-7 yaş okuma öğrenme yeteneğinin geliştiği dilimdir. Bu nedenle riskli çocukların özellikle okul öncesi dönemde dikkatle izlenmesi gerekir. Genellikle özel öğrenme güçlüğü, (öğrenme bozukluğu tıbbi bir terim, özel öğrenme güçlüğü eğitimsel bir terimdir; aynı anlamı içerir) ilkokula başlayınca ortaya çıkar. Ancak okul öncesi dönemde erken belirti gösteren çocukların (riskli çocuklar) öğrenme bozukluğu açısından değerlendirilmesi, erken tanı için önem taşır. Erken tanı konulduğu ve çocuğun yardım aldığı oranda çocuk yaşıtlarına yetişebilmekte ve gerçek potansiyellerini gösterebilmektedirler.

Okuma güçlüğü sık mıdır?

Toplumun %4-5’inde değişik düzeylerde okuma güçlüğü vardır. Erkek kız oranı eşittir.

Erken Belirtileri

Geç konuşmak, sözcük bulmada isimlendirmede güçlük, yetersiz sözcük dağarcığı ,telaffuz sorunları temel sözcükleri karıştırmak ( koşmak, yemek, vermek gibi) ,sözcük, hece çevirmek (mavi yerine vami, sifon yerine vison gibi)

Sözlü yönergeleri dinleme ve izlemede güçlük. Harf ses ilişkisi öğrenmede güçlük,kafiyeli sözcüklerde güçlük ,sayı, renk, harf öğrenmede güçlük, geometrik şekilleri çizmede güçlü, dikkat ve konsantrasyon güçlükleri yön karıştırmak (kitabı ters tutmak gibi, yaşıtlarıyla ilişkilerde güçlük, zaman ve mekân sorunları,el tercihinde gecikme, koordinasyon güçlüğü (bisiklet sürmek, ip atlamak) kazaya yatkınlık ve sakarlık.   Bu belirtiler özel öğrenme güçlüğü (disleksi, disleksia) riski taşıyan çocuklarda sık görülen özelliklerdir. Bu belirtilerden birkaçını gösteren çocuğa yaşıtları düzeyine erişmesi için destek eğitim verilmelidir. Erken tanı konulduğu ve yardım aldığı oranda çocuklar yaşıtlarına yetişebilmekte ve gerçek potansiyellerini gösterebilmektedirler.

Okuma güçlüğü gelecekte meslek seçimini kısıtlayıcı mıdır?

Hayır. Her dislektik bireyin zayıf ve güçlü olduğu alanlar vardır. Matematik, sanat, tasarımcılık gibi alanlarda çok başarılı olabilirler. Önemli olan kişinin güçlüğünün erken saptanıp doğru eğitimi alması ve bireysel yeteneklerinin ortaya konmasıdır.

Çocuğuma okuma güçlüğü tanısı konursa ne yapmalıyım?

Amaç çocuğu eğitimi süresince olabildiğince iyi desteklemek ve bunu da okul içinde yapmaktır. Bilmeniz gereken, çocuğunuzun güçlüğü olan alanda haftada 1-3 saatlik özel eğitim ile desteklenerek normal sınıfında başarılı olacağıdır.

Bu aşamada size düşen çocuğunuzun güçlüğü nedeniyle sarsılan özgüvenini tazelemektir. Bu sorunun kendisinin bir hatası olmadığı, güçlü olduğu alanların olduğu konusunda ikna edin. Özel eğitimle üstesinden gelebileceğini belirtin. Ev ödevlerini destek olun ancak siz yapmayın. Okul dışı faaliyet ve hobilere yönlendirin.

    Hangi Önlemler Alınabilir?

1-Okuma faaliyeti için sessiz bir alan sağlayın

2-Büyük puntolu ve satırlar arası geniş boşluklar olan kitapları tercih edin

3-Teybe kaydedilmiş kitapları tercih edin

4-Değişik duyusal öğretme metodları kullanın

5-Hatırda tutmak için mantıksal bağlantılar tercih edin

Özel Öğrenme Bozukluğunun Çeşitleri:

    1-Disleksi(okuma sorunları):

a)Disfonik disleksi: İşitsel kavrama ve ayırt etme becerilerinde bozukluk vardır. Dil ve sözlü ifadelerde güçlük çekerler.

b)Disidetik disleksi: Zihinde canlandırma yeteneği bozuktur. Harflerin sıralanışını karışıktır, ters çevirir, günleri ayları sırayla söyleyemez. . Düşüncelerini ifade etmekte zorluk çekerler. Bazen unutkan olabilirler; Okulda kalemlerini, defterlerini ve ödevlerini unuturlar. Sakar ve dalgın olabilirler.

2-Disgrafi(yazma sorunları):  Bu çocuklar, normal zekâya sahiptirler ama okuma yazmayı öğrenmede, harfleri ve sembolleri hatırlamada zorluk çekerler. Harfleri ters çevirirler ( “bal” yerine “dal”, “sil” yerine “zil”, “kapı” yerine “sapı” gibi) veya kelimelerdeki harflerin sırasını değiştirirler(“için” yerine “çini” gibi). Heceleme hatası yaparlar. Yazılarını okumak çok zordur  P,D,B,C,H,Y,S,Z,U gibi harfleri yazarken karıştırır ve ters yazar. Bazı harfleri unutur bazılarını fazladan ekler.   Yazma esnasında pek çok beyin bölgesi işleve katılır. Sözlük, dil bilgisi, el becerisi ve bellek ile ilgili bölgeler arasında işbirliği tam ve doğru olmalıdır.  İfade edici dil bozukluğu ya da okuma güçlüğü olan bir çocukta yazma ile ilgili sorunlar da olacaktır.

3)Diskalkül (matematik sorunları): Sayıları bozuk yazar, sıklıkla yer değiştirir, işlemleri bozuk sırada yapar, geometrik ilişkileri kavramada zorlanır, aritmetik sembolleri tanımada zorlanır. Aritmetik becerisi için sayı ve simgeleri bilmek, çarpım tablosunu hatırlamak, fark ve toplam gibi soyut kavramları bilmek gerekir. Sayılar ve temel kavramlarla ilgili güçlükler küçük sınıflarda belirirken, muhakeme ile ilgili sorunlar daha ileri sınıflarda ortaya çıkar.

Bu çocuklarda öğrenme ve algılama bozukluğu olduğu için okulda güçlük çekmelerine neden olur. Çoğunlukla sınıf arkadaşları ile anlaşamazlar. Belirgin bir özrü olmadığı ve normal çocuklar gibi göründükleri için anlayışlı davranışlarla karşılanmazlar. Öğretmenler çoğu defa bu çocukları tanımlarken “DİKKATSİZ, ÇOK HAREKETLİ, ÇALIŞMIYOR, DERSTE BAŞKA ŞEYLERLE İLGİLENİYOR” sözlerini kullanırlar.

Bu çocuklar; dünü bugünü karıştırırlar. Saati öğrenmekte ve zaman kullanmakta güçlük çekebilirler. Çoğu dağınıktır; masaları, çantaları düzensizdir. Hareketsiz, sakin oturmada ve dikkatlerini toplamada çok güçlük çekerler. Bütün bu şeyler onun öğrenmelerini ve başarılarını olumsuz etkiler. Matematik sorularını siz sorarsanız çözebilirler ama kendileri okuyarak algılayamaz ve çözemezler. Çarpım tablosunu öğrenmede güçlük çeker. Sayıları, sembolleri karıştırırlar. Görsel algılama ve organizasyon güçlüğü nedeniyle toplama yerine çarpma yaptıkları, toplamaya soldan başladıkları görülür. Sağı solu, doğuyu batıyı, yönleri karıştırırlar. Bazen tamamen ters yazabilirler.

    0-6 Yaş Aralığındaki Belirtileri:

Konuşmada gecikme, kelimeleri yanlış söyleme ,kelimeleri bulmakta güçlük ( örneğin; tencere demek istediğinde “yemek pişirilen şey” diyebilir)İlgilenmediği aktivitelere karşı ilozel_ogrenme_guclugu_bursagisiz olma, sayı sayarken sırasını karıştırma,renk kavramını öğrenmekte zorluk,renkleri karıştırma,kendi ya da başkasının sağını solunu karıştırma, kavramlardaki zıtlıkları öğrenmede sorun yaşama, benzerlikleri kolay fark edememe,ellerden birinin baskınlaşmaması(sağlık-solaklığın olmaması) , ince motor becerilerde yaşıtlarından zayıf olma,  yönergelere(bak,gel,al..gibi) dikkat edememe, sözcüklerin harflerini değiştirmek ( portakala porkatal, makasa kamas gibi), oyunlardan çabuk sıkılmak, Kafiye bulmakta zorlanma (şeker-teker gibi), sanki aynadan yansırmış gibi şekilleri,harfleri ve sayıları ters çizme, Boyama yerine karalama yapma, gibi şekilleri basit şekilleri kopyalayamama(daire kare üçgen), taşırmadan boyama yapamama, bisiklete binme gibi ardışık motor faaliyetleri yapamama, çabuk sıkılıp, yarım bırakma, genelde ayakkabı,tişört,eldiven  gibi giysileri ters giyme

İlkokul Dönemindeki Belirtileri:

Zekanın normal ya da normal üstü olması, okul başarısında gösterdiği performansın beklenenden düşük olması, öğrenme, okuma gerektirmeyen derslerde çok daha başarılıyken okuma gerektiren derslerde daha az başarı göstermesi, olması gerekenden daha yavaş okuma, heceleyerek okuma, harfleri yazarken ve okurken karıştırabilme (ou-oö-uü-öü-pb-bd-sş gibi). Bazı heceleri ters okuma (el-le, eli-ile.. gibi). Yazarken kelimeleri ters yazma, okurken ve yazarken harf, hece atlama, kelimenin sonlarını uydurarak yuvarlayarak okuma, okurken noktalama işaretlerinde duraklamama,özellikle okumaya karşı isteksizlik, başkasının okuduğundan daha iyi anlama, Okuma-yazmayla ilgili ödevlerinden kaçınma, yazarken noktalama işaretlerini atlama, yavaş yazma, okunmakta zorlanacak şekilde bozuk bir yazı ile yazma, tahtada yazılanları defterine geçirmekte zorlanma, ödevlerini eksik alma, ödev yapmakta  isteksizlik, ödev yaparken sık yardım isteme, sık sık dört işlem hatası yapma; -,+,x işaretlerini karıştırıp çıkarma yerine toplama, toplama yerine çarpma yapma sayıları tersten okuma (16-61..gibi), çarpım tablosunu öğrenmekte büyük ölçüde zorlanma, bölme işlemine ters yönden başlama, kendine göre kısa metodlara başvurma, kafadan işlem yapmaya çalışma, toplama işlemine ters taraftan başlama, eldeleri unutma, günleri, ayları sırasıyla saymakta zorlanma, alfabeyi sayarken sırasını karıştırma, olay ya da öyküleri sıralamakta güçlük çekme, yolunu bulmakta zorlanma, Jest ve mimikleri anlayıp yorumlamakta zorluk, yanlış yapmaktan korkma, mesafe tahminin yapamama, karıştırma; yıl, ay, gün gibi kavramları karıştırma (hangi gün,yıl ,ay, mevsimde olduğumuzu bilmeme)

Okumayı öğrenebilmek için:

  • Çocuk önce objelerin isimlerini öğrenir, sonra bu isimlerin yazıldığı sembolleri(harfleri) öğrenir.

Görsel olarak sembolleri ayırt etmesi yetmez, harflerle sesler arasındaki bağlantıyı kurabilmelidir.

  • Okumayı öğrenmek çağrışımlar yapabilme becerisine bağlıdır.
  • Okuduğunu anlarken görsel ve işitsel imajlar ve bunların anlamları arasında çağrışımlar yapılmalıdır.

    Yazmayı öğrenmek için

  • Araç(kalem) kullanarak sembollerle dili ifade edebilme becerisinin,
  • İnce-motor becerinin,
  • El-göz koordinasyonunun,
  • Sıralama becerisinin,
  • Dikkatini bir iş üzerinde yoğunlaştırabilmenin,
  • Görsel, işitsel, mekânsal algının yaşına uygun olgunlukta olması,
  • El tercihinin yerleşmiş olması gerekir

    Görsel Algılama Becerilerini Geliştirme Yolları

    Eşyaları sınıflandırma faaliyetleri; (eşyaların renklerine, büyüklüklerine, cinslerine göre kümeleme)

    Ayırt etme faaliyetleri; bu çalışmalar resimler, geometrik şekiller ve desenli malzemeler kullanılır.

    Hafıza oyunları; bu oyunlarda değişik tip eşyalar kullanarak bunların çocuğa neyi hatırlattığı veya bunları görünce ne hissettiği sorulur.

    İşitsel Algılama Becerilerini Geliştirme Yolları

Gözlerini kapayarak hatırlatma oyunları oynatma ( El çırparak “ellerini kaç defa çırptım” diye sorunuz.) Hatırlatma oyunları iki, üç veya dört etaplı olabilir. Mesela “mavi kitabı al, masanın üzerine koy.”

    Cümle tamamlama oyunları (“sirkte neler işittin? İlk defa ne işittin ve sonra işittiğin neydi?” 

ozel_ogrenme_guclugu_bursa3Tanıma, ayırma ve lokalizasyon (geldiği yeri belirleme) faaliyetleri; su sesi, kapı sesi(çarpma şeklinde) köpek havlaması, kedi miyavlaması gibi her gün her yerde duyulabilen sesleri kullanarak “bu sesleri tanıyabiliyor musun?” “hangi seslerin aynı ve hangilerinin ayrı olduğunu” “bu seslerin hangi taraftan geldiğini” söyle bakalım.

Tek başına hiçbir yöntem yeterli veri sağlamıyor. Tanıda mutlaka aile ve öğretmenle işbirliği yapılmalı. Değerlendirme anne-babayla, çocukla, varsa okul rehber öğretmenleriyle görüşülür. Hangi alanlarda bozukluklar olduğunu saptamak amacıyla çeşitli test tekniklerinden yararlanılır. Şu alanlar değerlendirilir: Gelişim, Zekâ, Görsel, İşitsel, Mekânsal algı, Okuma-Yazma, Matematik becerileri ve Davranış olmalıdır.

Psiko – Pedagojik Müdehale / Özel Eğitim

o Tanı ve değerlendirmeden elde edilen bilgilerle oluşturulan özel eğitim programları uygulanır.

o Program bireyselleştirilmiş olmalıdır.

o Her vakanın gereksinimine göre farklı yaklaşımlardan yararlanılır.

Yaralanılacak bazı programlar:

* Konuşma terapisi

* Problem Çözme Becerisini Geliştirme Teknikleri

* Aile terapisidir.

Öğrenme Güçlüğü Tedavi Edilebilir mi?

Pek çoğu tamamen düzelmemekle beraber eğitim, ilaç ve psikolojik danışmanlık hizmetleri sorun ile baş etmek için çok önemlidir. Sadece konuşmadaki güçlükler (ifade edici dil geriliği gibi) olgunlaşma ile düzelebilmektedir.

Çocuğun zorluk alan ya da alanları belirlendikten sonra hedef, bu alanlara yönelik özelleşmiş bir eğitimdir. Özel eğitim uzmanlarınca sağlanan bireysel eğitim programları, deneyimli okul öğretmenleri ile sınıf ortamında da sürdürülürse yararlı olur.

Çocuğun dikkat bozukluğu varsa akademik beceri gerektiren çalışma saatlerinde ilaç tedavisi kullanılır (bkz. Dikkat eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu-tedavisi). Epilepsi varsa nöbet kontrolü sağlanmalıdır.

Ayrıca aile ve çocuğun zorluk ile baş edebilmesi için psikolojik destek alması yararlı olacaktır.

Aileye Öneriler

  1. Öğrencinin öğrenmesine ket vurabilecek uyaranların azaltılması ve çevreden arındırılması gerekmektedir. (Çocuğun ders çalıştığı odadaki parlak dikkat çekici uyaranların kaldırılması)
  2. Çocuğa çalışma becerilerini kullanmasını sağlayıcı ev egzersizleri yaptırılması gerekir.(Günlük hazırlık ve temizlik işlerine katılma)
  3. Özel öğrenme güçlüğü (disleksi, disleksia) gösteren çocuklar başarısızlık beklentisi yaşadıklarından onlara evde birtakım sorumluluklar verilip başarıları ödüllendirilmelidir.
  4. Bu çocuklar için dikkat egzersizleri uygulanabilir. (Boncuk dizme)
  5. Öğrenme güçlüğü gösteren çocuğun olumsuz davranışlarını azaltmak için davranış değiştirme tekniklerinden yararlanılır.(Olumsuz davranışını ve söylediği olumsuz şeyleri önemsememek vb)
  6. Öğrenme güçlüğü olan çocuk doktora götürülmeli fizyolojik problemi varsa tespit edilmelidir.
  7. 7. Öğrenme güçlüğü gösteren çocuklarda görsel ve işitsel algılama problemi vardır. Bu çocukların görsel ve işitsel algı yeteneğini geliştirin.

Kaynaklar:

Ansiklopedik Eğitim Ve Psikoloji Rehberi

Doç Dr. Ümran KORKMAZLAR  (Oral Pedagog) Doktorlar Sitesi

İstanbulTerapi Sitesi

Bursa Rehabilitasyon Merkezi