ÖZEL EĞİTİM NASIL UYGULANMALIDIR ?

Yaşamımız boyunca muhakkak ki mahallemizde, okulumuzda veya diğer sosyal çevremizde yürüyemeyen, tekerlekli sandalye kullanan, gözleri görmeyen, işitemeyen, konuşamayan, vücut şekilleri farklı olan, bazı dersleri anlamakta güçlük çeken ya da 3 yaşında kendi kendine okuma yazma öğrenen çocuklarla karşılaşmışızdır. Kimine üzülüp acık belki, kimine ise özendik. Bu çocukları bizlerden ayıran; FARKLI ve ÖZEL oluşlarıydı şüphesiz.

Bizlerden farklı olan bu çocuklara şüphesiz ki herkese uygulanan standart bir eğitim uygulanmamalıdır. Bu çocuklarımıza özel eğitim uygulanması gerekir. Özel eğitim; çoğunluktan farklı ve özel gereksinimli çocuklara sunulan, üstün özellikleri olanları yetenekleri doğrultusunda kapasitelerinin en üst düzeye çıkmasını sağlayan, yetersizliği engele dönüştürmeyi önleyen, engelli bireyi kendine yeterli hale getirerek topluma kaynaşmasını ve bağımsız, üretici bireyler olmasını destekleyecek becerilerle donatan eğitimdir.

Özel eğitim, üniversiteler tarafından bu alanlarda özel olarak yetiştirilen uzmanlar tarafından yapılır. Bu uzmanlar kazandıkları bilgi ve becerileri uygun ortamlarda bireylere en faydalı olabilecek şekilde kullanmaya çalışır. Tabii bu eğitimi verirken de bireyin ilgileri yetenekleri ve kapasitesi göz önüne alınıp bu doğrultuda eğitim verilmeye çalışılır. Bu eğitim verilirken de bireylerin ilgileri yetenekleri kapasiteleri farklılık gösterdiğinden birine uygulanan eğitim yöntemi bir diğerine aynen uygulanamaz. Özel eğitimde her bireyin özel olduğuna inanıldığı için verilen eğitimin de bireye özel olması gerekmektedir.

Özel eğitim uygulanırken erken müdahalenin önemi çok büyüktür. Eğitime küçük yaşlarda başlamak oldukça başarılı sonuçları beraberinde getirir. Çocuklarımızın özelliklerine göre ( hafif düzeyde zihinsel engelli, down sendromlu, otizmli…) hepsine ayrı yöntem, teknikle ve materyalle eğitim uygulanmalıdır. Daha sonra çocuğun yetenekleri ve kapasitesi doğrultusunda onu eğitmek daha nitelikli ve bağımsız hale getirerek toplumla uyumlu bir birey haline gelmesi amacı doğrultusunda eğitime devam edilmelidir. Bursa`da çocuk gelişiminde uzman kadromuz ile gelişmiş olan en son özel eğitim metodlarını kurumumuzda uygulamaya devam ediyoruz.

Tüm bunları yaparken eğitim ortamının çocuğa göre ayarlanması, öğretilecek kazanımların basitten karmaşığa doğru verilmesi, uygun materyalin seçilmesi, eğitimcinin ses tonu, jest ve mimiklerin doğru kullanılması vb. unsurlar önem arz etmektedir. Uygulanan eğitimin amaca ulaştırmadığı durumlarda eğitimci duruma göre materyali, eğitim ortamını veya yöntemini değiştirmesi gerekir.

Şüphesiz ki özel eğitimde ailenin rolü çok çok önemlidir. Çocuklarımız en çok zamanı ailesiyle birlikte geçirir. Aileler ilk başta çocuklarının bu farklı durumunu kabullenmekte güçlük yaşarlar. Ancak yapılması gereken erkenden tanının konulması ve eğitime başlanmasıdır. Aileler uzmanlarla işbirliği içinde hareket etmeli ve eğitime evde de devam etmelidirler. Tüm sorumluluğu uzmanlara yıkıp mucizeler beklemek yanlıştır. Aile ve uzman işbirliği içerisinde eğitim alan çocuklarımız, büyük gelişmeler göstermektedir.

Bursa Özel Hayat Eğitim ve Özel Rehabilitasyon Merkezi

Zihinsel Engelliler Sınıf Öğretmeni

Güler ÖZTÜRK  

ZİHİNSEL ENGEL NEDİR ?

Zihinsel engellilik, birçok aileyi şaşırtan ve sıkıntılara sokan bir durumdur. İnsanlığın zihinsel engelliliği tanımasının insanlık tarihi kadar eski olduğu bilinmektedir. Zihinsel engelliliğin yazılı tanımlarına ilk olarak M.Ö. 1500 civarında Mısır Thebes yazıtlarında rastlanmaktadır.

    Yazıtlardaki zihinsel engelliliğin tanımı; beyin hasarına bağlı vücut ve akıl sakatlığı olarak algılanmaktadır.

    Zihinsel Engelli Kişi: Zihinsel engeli bulunan kişiye denir.

    Uluslararası Zihinsel Engelliler Spor Federasyonu’nun Dünya Sağlık Örgütü’yle birlikte koyduğu kriterlere göre, bir kişinin zihinsel engelli sayılabilmesi için:

ozel_egitim_bursa– Zihinsel fonksiyonlarının işleyişinde önemli bir sınırlama olması (Amerika Zihinsel Engel Derneği, bunu 70 ya da daha altında bir IQ olarak tanımlamaktadır.)

-İki veya daha fazla uyum sağlama alanında (iletişim, kişisel bakım, ev yaşantısı, sosyal uyum, sağlık ve güvenlik, kendi kendini yönlendirme, fonksiyonel faaliyetler, boş zamanlar ve çalışma) yetersizlik olması.

-Bu engellerin 18 yaşından önce edinilmiş olması gerekmektedir.

     Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre dünya nüfusunun %3’ü zihinsel engellidir. Bu oran, yaklaşık 170 milyon kişi anlamına gelmektedir. Türkiye nüfusunun ise %1.4 ü engellidir.              Zihinsel engellilerin %80-85’ini hafif derecede geri olanlar oluşturmaktadır. Bunların çoğunluğunda herhangi bir organik nedene rastlanamamaktadır. Bu gibi durumlarda neden olarak psikososyal dezavantaj gösterilmektedir. Psikososyal dezavantaj genellikle erken çocukluk döneminde yaşanılan yoksul sosyal ve kültürel çevreyi tanımlamaktadır.

Zihinsel Engellilik; doğum öncesi, doğum sırası ve doğum sonrasında çeşitli nedenlere bağlı, genel zihinsel işlevlerde normallerden önemli derecede gerilik ve bunun yanı sıra uyumsal davranışlarda da yetersizlik gösterme durumu olarak tanımlanmaktadır.

    Zihinsel engellilikte 3 temel özellik vardır

1. Genel zeka işlevinin belirgin derecede ortalamanın altında olması.

2. Yaşadığı toplumdaki kendi yaş grubu ile kıyaslandığında toplumsal beceriler, sorumluluk, iletişim kurma, günlük beceriler ve kendi kendine yeterlilik gibi alanlarda geriliğin olması.

3. 16 yaşından önce başlaması. Zihinsel Engelliliği olan çocuklarda gelişmenin aşamaları örneğin konuşma, yürüme vb. yaşıtlarına göre belirgin derecede geç olmaktadır. Zihinsel engelliliğinin belirtileri doğumda ortaya çıkabileceği gibi, bazen de çocukluk döneminin sonunda kendisini gösterebilmektedir. Belirtilerin başlama zamanı zihinsel engelliliğine neden olan hastalığa bağlı olarak değişir. Hafif derecedeki zihinsel engelliliğinin tanımlanması ancak okul öncesi eğitim devresinde sosyal, iletişim veya akademik becerilerdeki yetersizlikle açığa çıkabilecektir.

    Zihinsel Engelliliğin Nedenleri

  • Zihinsel engelliliğinin bir çok nedeni olabilir. Bilinen birçok faktöre karşılık halen zihinsel engelliliğinin %35’inde neden bilinmemektedir.
  • Kalıtımsal nedenler (Genetik, ailevi nedenler)
  •  Zihinsel engelliliğinin yaklaşık %5’inin nedeni genetik yapıyla ilgili olabilir.
  • Doğuştan metabolikbozukluklar:Örneğin:Fenilketonüri,Tay-Sachshastalığı
  • Kromozomal değişiklikler: Örneğin: Down sendromu
  • Diğer gen bozuklukları: Örneğin: nörofibramatozis, musküler distrofiler, tüberoskleroz
  • Poligenik kalıtımla ilgili zeka geriliği

    Doğum öncesi oluşan nedenler : 

  Annenin yaşı,beslenmesi,hamilelikte kullandığı içki-sigara-uyuşturucu gibi alışkanlıkları,radyasyona maruz kalma,psikolojik sorunları,akraba evliliği,geçirdiği hastalıklar (kızamıkçık, toksoplazma, sitomegalovirus vb.) (özellikle hamilelikte) ,kazalar,travmalar,çocuk-anne arasındaki kan uyuşmazlığı,genetik olarak aileden geçen bazı özelliklerin taşınması gibi bazı nedenler sayılabilir.  Anne karnındayken bebeğin geçirdiği enfeksiyon hastalıkları: Örneğin: toksoplazma enfeksiyonunnenin hamilelikte bilgisiz ve gereksiz ilaç kullanımı.  Annenin hamilelikte zehirlenmesi. Annedeki beslenme bozuklukları,Bebeğin anne karnında iken oksijensiz kalması  bebeğin zihinsel engelli olmasına neden olabilir. Annenin gebeliği dönemindeki yüksek tansiyonu, bebeğe giden oksijen miktarının azalması gibi bebekte beyin hasarına neden olabilir. Bebeğin anne karnındaki beslenmesinde yetersizlik

Doğum sırasında oluşan nedenler  :

ozel_egitim_bursa2Zor doğumlar sonucunda oluşan beyin hasarları zihinsel engelliliğinin nedeni olabilir. Gebelikte gelişen nedenini tam olarak da bilemediğimiz hidrosefali ve mikrosefali gibi durumlara zihinsel engelliliği eşlik etmektedir. Ayrıca, erken-geç doğum, kordon dolanması, güç ve riskli doğum, doğum sırası kazalar (bebeği düşürme gibi),vakum-forseps gibi aletlerin özelikle uzman olmayan kişilerce kullanılması, doğumun hijyenik olmayan ortamlarda yapılması, doktor hataları gibi nedenler.. Zor doğumlarda bebeğin doğum kanalından geçerken oksijensiz kalması ya da travmaya uğraması.

 Doğum sonrası nedenler :

Uygun şekilde tedavi edilmeyen bazı infeksiyon hastalıkları (boğmaca, kızamık, Hemofiliz infeksiyonlan vb.) zihinsel engelliliğinin nedeni olabilir. Beyin hasarının önemli nedenlerinden birisi beyini saran zarların veya beyinin kendisinin infeksiyonudur. Beyin travmaları da beyin hasarı ve zihinsel engelliliğe neden olmaktadır. Merkezi sinir sistemi enfeksiyonları: Örneğin: Menenjit.   Kafa travmaları: Örneğin: Yüksekten düşme. Havaleler. Tiroid hormonu eksikliği.

  Çevresel Nedenler  :

İnceltilmiş veya ihmal edilmiş ya da normal gelişim dönemleri için ihtiyaçları olan fiziksel ve ruhsal ihtiyaçları karşılanamayan bebek ve çocuklarda geri dönüşümü mümkün olmayan öğrenme güçlükleri gösterebilmektedirler. Çevrede yaygın olarak bulunan (duvar boyaları, oyuncaklar, çeşitli konserve yiyecekler, trafiği yoğun bölgelerdeki hava kirliliğinden) kurşun zehirlemeleri de zihinsel engelliliğinin nedeni olabilmektedir. Eğer çevredeki uyaranlar yetersizse çevresiyle etkileşim içinde bulunan çocukta yalancı zeka geriliği denen durum oluşabilir. Bu, çocuğa doğduğu günden itibaren gösterilecek sevgi, şevkat, ilgi ve eğitici yaklaşımın önemini ortaya koymaktadır.

    ZİHİNSEL ENGELLİLİK ÖNLENEBİLİR Mİ?

1- Zeka engelliliğinin özgün olmayan korunması, toplumun genel sağlığını ve yaşam standartlarını geliştirmekle sağlanır. Zeka engelliliği için oluşturulacak koruma programları, genel sağlık plan ve programlarına entegre edilmelidir.

2- Anne ve çocukların beslenmesi üzerinde titizlikle durulmalıdır.

3- Gebelik, doğum ve doğum sonrası iyi bir bakım mental ve fiziksel sakatlığın görülme sıklığını azaltacağından, ana ve çocuk sağlığı çalışmalarında halka kaliteli bir hizmet sunulmalıdır.

4- İnfeksiyonların ve parazitik hastalıkların önlenmesi zeka engelliliğinin önemli derecede önlenmesine katkılarda bulunacaktır.

5- Kimyasal ve fiziksel zararlı etkenlerin zararlarından korunmak için çevreyi izlemek, koruma programlarının önemli bir bölümünü oluşturmalıdır.

6- Zeka engelliliğinin kaza nedenlerini azaltmak için, küçük çocuklar için uygun çevre ve ilkyardım hizmetlerinin geliştirilmesi önemlidir.

7- Zeka gelişimini artırmak için sosyal ve çevresel eğitim stimülasyonu esastır. Bunu başaramayan aileler için uygun gözlemcilerin sağlanması gerekir.

8- Genetik danışma, prenatal teşhis, erken tanı ve uygun tedavi genetik orjinli zeka engellliliğini önlemede önemlidir.                                                                                                                                                             9- Yenidoğanda tarama testleri, yaşamın 3-5. günlerinde özel filtre kağıtlarına emdirilerek alınan ve belirli merkezlere gönderilen kapiller kan örneklerinde yapılmaktadır. Konjenital hipotroidi ile fenilketonüri açısından rutin olarak taranmakta ve test sonuçları pozitif olanlar kesin tanı için incelemeye alınmaktadır.

10. Koruma programları ülkenin gerçekleri göz önüne alınarak planlanmalı, sık görülen hastalıklara ve kaynaklara göre ayarlanmalar yapılmalıdır.

11. Zeka engelliliğinin nedenlerinin araştırılması için destek olunmalıdır. Ayrıca koruma programlarının etkisi ölçülmeli ve sürekli izlenmelidir.

Kaynaklar: http://www.sevgivakfi.org  

                          http://www.zicev.org.tr

Bursa`da alanında hizmet veren yaklaşık bir çok özel eğitim ve  rehabilitasyon merkezi bulunmaktadır. Artan  göçler ile nüfus sürekli olarak artmaktadır. Bursa`da artan nüfusun yanında istisnai bir durum oluşturan gerekli bilgilendirmenin tam anlamıyla yapılmamış olması Özel gereksinim gerektiren bireylerin eğitimi ile alakalı bilgilendirmenin yeteri kadar ulaşmadığı noktalar doğurmaktadır.

Bu duruma gerekli donanımı ve birikimi olmayan bir kaç girişimde eklendiğinde en önemli sorun ortaya çıkmaktadır. Ulaşılamamış bir kitle ve ulaşılmasına rağmen eksik bir hizmet alan diğer kitle…

Kurumumuz mümkün olduğunca bu sorunu  ortadan kaldırmak adına,

Bursa`da Rehabilitasyon Merkezlerinde

olması gereken uzman kadrosu ile, Özel gereksinimi olan bireylerin kas, dil, bilişsel, sosyal ve günlük yaşam beceri alanlarında bağımsız düzeye gelebilmeleri için özel eğitim ilkeleri doğrultusunda bireysel farklılıklara uygun eğitim ortamı hazırlayan, bireye özel materyal geliştiren ve yetersizlik alanlarına yönelik yeni programlar üreten markalaşmış bir özel eğitim ve rehabilitasyon merkezi olmaktır.

Bursa`da özel eğitim ve rehabilitasyon merkezleri içinde tedavi gören çocuklar arasında down sendromu, otizm başta olmak üzere bir çok Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Hizmeti gerektiren rahatsızlığın tedavisi uygulanmaktadır. Fakat bazı ebeveynler bu yapılanma sürecinde çeşitli nedenlerden dolayı katılmamaktadır. Bunun önüne geçmek adına çalışmalarımız devam etmektedir.

Bursa`da ve Türkiye`de rehabilitasyon merkezleri seçerken velilerimizin dikkat etmesi gereken noktalar hakkında bilgi almak için tıklayınız…