SUNUŞ:

Bu rehberde Otizm Spektrum Bozukluğu (OSB) olan çocukların önemli bir kısmında görülen beslenme ve ilişkili konularda ailelere ipucu vermeye odaklanılmıştır. Fakat hatırlanması gereken bir noktanın da mutlaka altı çizilmelidir: Beslenme ve ilişkili sorunlara yönelik öneriler çocukların bireysel farklılıklarından dolayı OSB olan tüm çocuklara aynı şekilde uygulanamaz. Bu bağlamda uygulamaların gerçekleştirilebilmesi için farklı uzmanlık alanlarına sahip kişilerle (doktor, diyetisyen, özel eğitim uzmanı vb.) beraber çalışılması ve çocukların gereksinimlerine göre uyarlamalar yapılması önemlidir. Rehber, ailelere kısa bilgilendirme amacıyla hazırlandığı için başlıklar sınırlandırılmıştır. Eğitimin en temel görevlerinden biri toplumun her ferdinin yetenek, yeterlilik ve becerilerini destekleyerek tüm fertlerin bütünleştiği bir yapı inşa etmektir.

OTİZM SPEKTRUM BOZUKLUĞU VE BESLENME GÜÇLÜKLERİ.

Beslenme, ebeveynlerin çocuklarını yetiştirirken yaşadıkları sorunlardan sadece bir tanesidir. Otizm Spektrum Bozukluğu (OSB) olan çocuklarda yaygın biçimde görülen beslenme sorunları yeni yiyeceklerin tüketimine karşı aşırı direnç gösterme, sınırlı türde yiyecek tüketimi, yemek yerken kusacak gibi yapma (öğürme), tıbbî bir nedene bağlı olmaksızın yemekleri ağzından çıkarma ve duyusal uyaranlara aşırı duyarlılıktan dolayı belirli yiyecekleri ve özellikle büyük boyuttaki yiyecekleri yapısına bağlı olarak reddetme şeklinde tanımlanabilmektedir.

Beslenme Sorunlarında Dikkat Edilmesi Gereken Noktalar ve Alınabilecek Önlemler.

Ailelerin öncelikle çocuklarının beslenme sorunu olup olmadığına karar vermesi gerekmektedir. Bunun için kendilerine bazı sorular sormalarında fayda vardır. Bu sorulara verdikleri yanıtlar yapacakları hakkında onlara fikir verecektir.

 Ne zaman endişelenmeliyim?

Ailelerin kendilerine ilk sormaları gereken soru budur. Kültür nedeniyle ve tecrübe eksikliğine bağlı olarak ailelerin, çocuklarının beslenmeleri ile ilgili yanlış bilgileri ya da kaygıları gelişebilmektedir.

  • Çocuğunuz kilo kaybediyorsa veya sağlık problemleri yaşıyorsa,
  • Çocuğunuz sınırlı türde ve/veya çok az yemek yiyorsa,
  • Yemek zamanı geldiğinde problemli davranışlar gösteriyorsa.

Beslenmeyi etkileyebilecek tıbbî durumlar var mı?

Çocuğunuzda sınırlı türde besin tüketme, yemek seçme gibi beslenme sorunları gözlemlediğinizde yapılması gereken ilk şey tıbbî değerlendirmeye başvurmaktır. Çünkü sorunların çok çeşitli ve beklenmedik nedenleri olabilmektedir

Beslenmeyi etkileyebilecek davranışsal/gelişimsel durumlar var mı?

Beslenme sorunları tıbbî nedenlerden kaynaklanabilmektedir. Fakat OSB olan çocukların beslenme sorunlarının altında davranışsal konular da yatabilmektedir.

Bu nedenle ailelerin gözlemler yaparak kendilerine notlar çıkarmaları çocuklarının yiyeceklerin hangi duyusal özelliklerine hassas olduğunu belirleyebilmelerine yardımcı olacaktır. Bu notları oluştururken çocuğunuzun,

  • Ne yediği,
  • Ne kadar yediği
  • Ne yemeyi reddettiği

Öğünler sırasındaki davranışlarını kayıt etmeniz çeşitli faydalar sağlayacaktır.

Tıbbî sorunlar ve davranış problemleri karşısında ne yapacağım? Öncelikli olarak çocuğunuzun aile hekimine başvurun. Aile hekiminin beslenme sorunlarının üstesinden gelebilmek için neler yapılabileceği ile ilgili size öneriler sunması ve yönlendirmelerde bulunması beklenmektedir.

Ev Ortamında Beslenme Sorunlarını Çözebilmek İçin Yapılabilecekler.

Bu kısımda ailelerin çocuklarının beslenme sorunlarının üstesinden gelebilmeleri için evlerinde uygulayabilecekleri bazı temel öneriler yer almaktadır. Öncelikle ilk hatırlanması gereken “Her çocuk farklıdır!” kuralıdır.

  • Rutin oluşturun:

Çocuğunuzun beslenme güçlüklerini azaltmak için yapılabilecek uygulamalardan biri beslenmenin rutin bir şekilde gerçekleşmesini sağlamaktır. Bunun için çocuğunuza mümkünse hep aynı yerde ve aynı saatlerde yemek yemesini sağlayın.

  • Öğünler arası atıştırmaları düzenleyin: Öğünlerden sonra gerçekleşen atıştırmalar çocuğunuzun iştahını azaltabilir ve onun yeni yiyecekleri denemesini güçleştirebilir. Bu nedenle çocuğunuzun hem öğünlerini hem de atıştırmalık zamanlarını planlayarak planlamanın dışında yemek yemesine müsaade etmeyin. Bu planlamayı çocuğunuzun ihtiyaçlarına göre diyetisyen eşliğinde yapabilirsiniz.
  • Rahat ve destekleyici bir oturma şekli sunun: Çocuğunuzun dik oturabilmesi ve dengesini sağlayabilmesi için ayaklarının bir zeminle birleşmesi gerekmektedir. Bunun için yemek masasının ve sandalyesinin çocuğun boyuna uygun olması gerekmektedir.
  • Yemek zamanını sınırlayın: Normal şartlarda bir öğün yarım saat içerisinde tüketilebilmektedir. Bu nedenle yemek zamanlarını ve atıştırmalıkları 15- 30 dakika ile sınırlayın. Yemek zamanı bittiğinde sofrayı toplayın ve çocuğunuzun masadan ayrılmasına izin verin.
  • Çocuğunuzun yiyecekleri keşfetmesine ve onlarla oynamasına izin verin: Çocuklar oyun yoluyla öğrenirler ve buna yiyeceklerle oynamak da dâhildir. Oyun sırasında yiyeceklerin görünüşü ve duyusal özellikleri hakkında çocuğunuzla konuşun. Bunu “yemek okulu” olarak düşünün ve besinlerin özelliklerini birlikte keşfedin. Her hafta çocuğunuzun oyunla yemek yemeyi öğrenmesini sağlamak için siz de biraz zaman ayırın. Burada önemli olan çocuğunuzun yiyecekleri yemesinden ziyade onların duyusal özellikleri hakkında fikir edinmesi, yiyecekleri keşfedebilmesi ve böylece duyu hassasiyetinden kaynaklanabilecek problemlerin önüne geçilebilmesidir.
  • Yemek masasında birlikte oturun: Çocuklar gözlemleyerek öğrenirler. Bu bağlamda çevresel ipuçları tüm çocuklara ve özellikle OSB olan çocuklara ne yapmaları gerektiğine dair ipuçları sunar. Bu bağlamda aile üyeleri birlikte yemek yeme sayesinde çocuğunun yemek yemeye karşı dikkatini artırabilir ve yemek sırasında yeme davranışını modelleyebilir.
  • Olumlu davranışları pekiştirin: Çocuğunuz yeni yiyeceklere yaklaştığında veya onları denediğinde övgüde bulunun. Üfleme balonları veya çıkartma gibi ödüllerle yeni beslenme davranışlarını pekiştirin. Pekiştirilen yeme davranışlarının ileride de gerçekleşmesi beklenmektedir.
  • Olumsuz davranışları görmezden gelin: Mümkün olduğunca çocuğunuzun tükürme, fırlatma veya yemek yemeyi reddetme davranışlarını görmezden gelin. Çünkü olumsuz davranışlara dikkatinizi verdiğinizde bu davranışların artarak devam etmesi olasıdır. Bu nedenle ailelerin olumsuz davranışlar yerine dikkatlerini yemekle ilgili sorunlara yönlendirmesi gerekmektedir. Bu davranışlarla başa çıkılamadığı zamanlarda ise uzman desteğine başvurmak önem taşımaktadır
  • Menüde sevdiği ve sevmediği yiyeceklere yer verin: Yemek sırasında çocuğunuzun sevdiği ve sevmediği yiyeceklerden bir menü oluşturmak önem taşımaktadır. Bu konuda önerilen, çocuğa bir seferde sadece üç yiyecek sunmaktır. Bu doğrultuda menüye çocuğunuzun sevdiği iki yemeği ve henüz sevmediği bir yemeği ekleyin. Çocuğunuz tabağındaki yeni veya sevmediği yiyeceği reddederse çocuğunuzun bu yiyeceğe alışmasını sağlamak için yiyeceği yanında bulunan ayrı bir tabağa koyun.
  • Yiyecekleri marka kutularından veya ambalajlarından çıkarın: OSB olan bazı çocukların özellikle bazı markaların logolarına karşı aşırı hassasiyetleri olabilmektedir. Bu nedenle çocuklar yiyeceğe değil markaya veya logoya odaklanarak saatlerce onlarla zaman geçirebilmektedirler. Bu durumda yiyecekler kutularından veya ambalajlarından çıkarılarak şeffaf başka bir kutuya alınabilir.
  • Çocuğunuzun ilgilerinden hareket edin ve seçim yapmalarına izin verin: Yemek hazırlarken çocuğunuzun ilgilerine göre ve ona ne yemek istediği ile ilgili sorular sorarak bir menü oluşturmanız prob lem davranışların önlenmesi için önemlidir. Çocuğunuza seçim yapma fırsatı sağladığınızda kendi istediği bir yiyeceği tüketecek olmasından dolayı daha az problem davranışla karşılaşılacaktır.
  • Bölmeli tabaklara yer verin: OSB olan bazı çocuklar, besinlerin birbirine temas etmesini istemezler. Bu nedenle çocuklarınızın böyle bir hassasiyeti olduğunu gözlemlediğinizde besinlerin bölmeli tabaklarla sunulması gerekmektedir.

SONUÇ VE ÖNERİLER

Beslenme sorunlarının başarılı bir şekilde tedavi edilebilmesi için öncelikle olası tıbbî nedenlerin ve kişisel özeliklerin tanımlanması gerekmektedir. Bu nedenle, OSB olan çocukların gelişim alanlarının bütüncül bir şekilde ele alınarak disiplinler arası bir yaklaşımla desteklenmesi önem taşımaktadır. Bu süreçte dikkat edilmesi gerekenler uzman görüşleri doğrultusunda sürecin yürütülmesi ve önerilerin bilimsel dayanaklarının sorgulanmasıdır. Bu doğrultuda, eğitimciler, doktorlar, diyetisyenler, psikologlar, iş uğraşı terapistleri gibi çocuğun gelişimini desteklenmelidir.

KAYNAKÇA

  • Ucuz, İ. (2014). D vitamini eksikliğinin mental gelişim, davranış sorunları ve otizm ilişkisi. (Yayınlanmamış uzmanlık tezi). Atatürk Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Erzurum.
  • Uçar, K. ve Samur, G. (2017). Otizmin tedavisinde güncel beslenme tedavisi yaklaşımları. Beslenme ve Diyet Dergisi, 45(1), 53-60.
  • Uğur, Ç. (2013). Otı̇zm spektrum bozukluğu olan çocuklarda vı̇tamı̇n d düzeylerı̇. (Yayınlanmamış uzmanlık tezi). Ankara Üniveristesi Tıp Fakültesi, Ankara.
  • Taşyürek, E. (2017). Otizm spektrum bozukluğu tanısı konulan çocuklarda uyku ve beslenme sorunları. (Yayınlanmamış uzmanlık tezi). Hacettepe Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Ankara.
  • Sevim, S. ve Ayaz, A. (2017). B12 vitamini desteği otizmli çocukların tedavisinde etkili midir? Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dergisi, 4(1), 15-27.
  • Şahin, N., Balkan, D. ve Kırlı, U. (2019). Otizm spektrum bozukluğu olan olgularda anne sütü alım süreleri ve otizm şiddetiyle ilişkisi. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Tıp Dergisi, 6(1), 5-9.
  • Şengenç, E. (2015). Otı̇zm spektrum bozukluğu tanısı konularak altta yatan doğumsal metabolı̇k hastalık araştırılmak üzere klı̇nı̇ğı̇mı̇ze (metabolı̇zma polı̇klı̇nı̇ğı̇’ı̇ne) gönderı̇len hastalarda d vı̇tamı̇nı̇ düzeylerı̇. (Yayınlamamış uzmanlık tezi). İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, İstanbul.
  • Pehlivantürk, B., Bakkaloğlu, B. ve Ünal, F. (2003). Otistik bozukluk etyolojisi: Genetik etkenler. Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı Dergisi, 10, 88-96.
  • Girli, A., Özgönenel, S. Ö., Sarı, H. Y. ve Ardahan, E. (2016). Otizmi olan çocukların beslenme durumunun değerlendirilmesi. Çocuk ve Medeniyet Dergisi, 1(1), 87-99.

Salih İsmail