ÖZÜRLÜ ÇOCUK VE AİLESİ

  • Tüm ailelerde çocuklarının nasıl olmasını istediklerine ilişkin bir beklenti vardır. Çocuğun doğumu aile üyelerine yeni roller yükler. Aile beklentiler sonucu toplumun yarattığı ‘ideal çocuk’ algısından etkilenir. Beklentiler giderek çocuğun ilerideki başarılarını içeren düşlere dönüşür.
  • Engelli veya süreğen hastalığa sahip bir çocuğun varlığı, aile üyelerinin yaşamlarını, duygu ve düşüncelerini olumsuz yönde etkileyebilen ek bir stres kaynağı oluşturmaktadır. Ailelerin cinsiyeti dikkate almadan çocukların temel becerileri kazanma yönünde kaygı ve endişeleri vardır.
  • Ailelerin özürlü çocuğa karşı olumlu tutumu, çocuğun sağlıklı gelişiminde önemlidir. Anne baba çocuğunu kabul ettiği sürece onun gelişimine katkıda bulunur. Özürlü çocuğa sahip aileler uyum süreci içinde 3 aşamadan geçerler:

I.aşama II.aşama III. Aşama

Şok karışık duygular anlaşma

İnkarsuçlulukuyma ve yeniden düzenlenme

Keder ve kızgınlık/ kabul ve

çöküntü utanmauyum

  • I. aşama : Aile ilk aşamada özürlü çocuğu kabul etmemektedir. Aile çocuğunun normal olduğuna ilişkin kanıtlar aramaktadır. Anne baba kendini ifade etmekte zorlanır, doğru teşhis için uzmandan uzmana başvurur.
  • II. aşama : Aile kızgınlık duygularını normal çocuğa sahip ailelere, Allah ‘ a ve kendilerine de yansıtabilmekte ve aileler özürlü çocuğa sahip olmalarını kendi davranışları için bir ceza olarak algılamaktadırlar. Bunlar aynı zamanda suçluluk ve çaresizlik duygularının birer yansımasıdır.
  • III. aşama : Bu aşamaya ulaşabilen anne babalar çocuklarını olduğu gibi kabul etmeye, çocuğu ailenin bir ferdi olarak kabul etmeye hazırdır.
  • Terapi ve eğitimin çocuk için doğal ortam olan ev ortamında, anne babanın katkısıyla yürütülmesinin önemi fark edilmeye başlanmıştır. Özürlü çocuğu olan anne babalara uzmanlar tarafından destek vermek amacıyla farklı çalışmalar yapılmaktadır. Psikolojik danışma çalışmaları, anne baba eğitim programları, aile terapileri, erken eğitim çalışmalarıyla anne babaların ve özürlü çocukların gereksinimlerini karşılamaya yöneliktir. Özürlü çocuktaki gelişme büyük ölçüde ev ortamına bağlıdır.
  • Çocuğun özürlü oluşunun öğrenilmesinin yarattığı ilk psikolojik etkiler geçtikten sonra, anne babalarda çocuğa yönelik bazı genelleştirilmiş tutumlar oluşur. Bu tutumlar değişik biçimlerde görülmektedir:

1 ) Fazla koruyucu tutum ( Çocuk aileye fazla bağımlı hale getirilir. )

2 ) Ayrıcalıklı tutum ( çocuk özürlü olduğu için farklı muamele görür. )

3 ) Her şey özürlü için tutumu ( Aile normal yaşantısını kaybeder. )

4 ) Özürlü çocuğu reddeden tutum

5 ) Özrü reddeden tutum ( Bazı ailelere göre çocukları normaldir. )

6 ) Özürlüden yararlanma tutumu

7 ) Normal tutum

Özürlü çocuğun eğitiminde en önemli ve etkili ortam sürekli içerisinde bulunduğu aile çevresidir. Çocuğun okulda kazandığı becerilerin, ev ortamında aileyle işbirliği yapılarak pekiştirilmesi eğitimin sürekliliği açısından gereklidir. Aile rehberliği de özürlü çocuğun yaşama hazırlanmasında son derece önemlidir.