SEREBRAL PALSİ NEDİR ve TEDAVİ YÖNTEMLERİ ?

    serebral_palsinedirSerebral Palsi, kas kontrolü ve vücut hareketlerinin kaybıyla karakterizedir. Halk arasında beyin özürlü ya da spastik çocuklar olarak bilinen SP doğum öncesi, doğum sırası veya doğum sonrası bebeğin beyninde meydana gelen hasar sonucu oluşan, çocukta hareket bozukluklarının yanı sıra zihinsel gerilik, havale, görme, işitme, konuşma, algılama ve davranış bozukluklarına neden olabilen bir durumdur . Teşhisi doğumdan kısa bir süre sonra konur. Ancak bazen tanı geç dönemde çocukluk çağında da konabilmektedir.SP ilerleyici değildir, ancak çocuk sinir sistemindeki bir hasar ile gelişmek zorunda olduğu için belirtiler yaşantısıyla beraber değişiklik gösterir.

    Bu nedenle erken tanı, hastalık kalıcı şekil bozukluklarına neden olmadan tedaviye başlanması açısından büyük önem taşır.

  1. a) Nedenleri

    Doğum öncesi nedenler: Anne baba arasında akrabalık, kan uyuşmazlığı, annenin hamileliği sırasında özellikle ilk 3 ayda geçirdiği enfeksiyöz hastalıklar (kızamıkcık, suçiçeği gibi), aldığı bazı ilaçlar veya geçirdiği kazalar.

    Doğum sırasındaki nedenler: Erken veya zor doğum, doğum sırasında bebeğin Oksijensiz kalması, anneye verilen narkoz.

    Doğum sonrasındaki nedenler: Beyni etkileyen düşmeler, kazalar, ateşli hastalıklar, zehirlenmeler, tümörler.

  1. b) Belirtileri

    Beyindeki hasarın yeri ve şiddetine göre kaslarda aşırı kasılma veya gevşeklik gözlenebilir. SP’de erken belirtiler aylara göre şöyle özetlenebilir:

    1 aylık bebekteki belirtiler:

    Devamlı sessiz ve uyuşuk olması,

    Emme bozukluğu,

    Israrlı kusma,

    Etraftan gelen uyarılara cevap vermeme,

    Havalelerin olması.

    3 aylık bebekteki belirtiler:

    Sırtüstü, baş ve topuklar üzerinde yay gibi sert bir şekilde durma,

    Normalde gülmeye başlayan yüz ifadesinin yokluğu.

    4 aylık bebekteki belirtiler:

    Baş kontrolünün olmaması,

    Parmakların bükülü durması,

    Gözlerde şaşılık.

    8 aylık bebekteki belirtiler:

    Dönme ve oturma aktivitelerinin olmaması,

    Ellerini yeterli kullanamaması,

    Tekme atarken iki bacağını birden düzleştirmesi,

    Uzun oturma pozisyonunda bacakların ayrılmaması, çapraz durması.

    10 aylık bebekteki belirtiler:

    Emeklemenin olmaması veya emeklerken iki ayağını birden çekerek sıçraması,

    Tutunarak ayağa kalkmada bozukluk,

    İsmi ile çağrılınca tepki göstermemesi,

    Ağızdan fazla miktarda salya akması,

    Verilen yiyeceği almaması veya ağzına götürmemesi.

    1 yaşındaki bebekteki belirtiler

     Tutunarak yürüyememesi

    Parmak ucunda ya da bacaklarını çaprazlayarak yürümesi

    Eğer çocuğunuzda bu tür belirtiler varsa en kısa sürede doktora başvurunuz.

    SP’li çocukların aşağıda belirtilen ek sorunları olabilir:

    Nöbetler.

    Görme, duyma ve konuşma bozuklukları.

    Öğrenme güçlüğü ve davranış bozuklukları.

    Mental retardasyon.

    Solunum bozuklukları

    Mesane ve bağırsak bozuklukları.

    Skolyozu içeren kemik anormallikleri (lateral (yan), sırt kemiklerindeki kurvatür veya dönme kişiye tek bir tarafa yatıyormuş görünümü verir).

    SP’li bebekler, dönme, oturma, emekleme veya yürüme gibi gelişimsel kilometre taşlarına erişimde    sıklıkla yavaştırlar. Erken infantta normalde kaybolması gereken reflekslere sahip olabilirler. SP’nin semptomları diğer durumları andırabilir. Tanı için her zaman çocuk doktorunuza danışınız.

    Serebral palsi ‘de hangi vücut organları tutulur?

    Serebral palsi ‘de kas kontrolü ve vücut hareketlerinin kaybı yanısıra birçok organ sisteminde bozukluklar olabilir. Örneğin çocuğun gözlerinde görme kayıpları, gözlerde kayma-şaşılık, işitme kayıpları, yutma bozuklukları, salya akması, idrar kaçırma, mental fonksiyon bozuklukları da görülebilir.

    Serebral palsinin tipleri:

    Tıbii terminolojide serebral palsinin birçok türü vardır. Bunların arasıda şunlar sayılabilir:

    Spastik serebral palsi

    Atetoid serebral palsi

    Miks tip serebral palsi

    Spastik serebral palsi:

    Serebral palsinin en sık görülen formudur. Tüm serebral palsi olguları içinde neredeyse %90 oranındadır. Bu grupta, kaslarda kasılma (spastisite) bulunmaktadır. Spastik serebral palsinin ise yine birden fazla çeşidi bulunmaktadır. Tıbbi olarak bunlara hemiplejik tip, diplejik tip ve total tip denir. Hemiplejik tipte vücudun bir yarısında tutulum mevcuttur. Diplejik tipte her iki bacakta tutulum varken kollarda tutulum azdır. Total tipte ise tüm uzuvlar ve gövde etkilenmiştir.

    Atetoid serebral palsi:

    Athetoid serebral palsi bir hareket bozukluğu olup beyinde genelikle bazal ganglion veya beyincik denen bölgelerin hasarı sonucunda oluşur. Genellikle sarılık veya beynin oksijensiz kalma durumlarında ortaya çıkar. Bu tipteki çocuklarda, uzuvlarda ve gövdede yavaş, istemsiz hareketler oluşmaktadır. Bu istemsiz hareketler heyecanla birlikte artış gösterirken istirahatte ve uykuda kaybolur. Çocuklar bu istemsiz hareketlerden ve kas tonuslarındaki dalgalanmalardan dolayı otururken, ayakta dururlarken ve yürürlerken postür ve dengelerini  korumakta güçlük çekerler.

    Miks tip serebral palsi:

    Atetoid ve spastik serebral palsinin birlikte olduğu formdur.

    Serebral Palsi Tanısı Nasıl Konulur?

    SP’nin tanısı fizik muayene ile konulur. Muayene sırasında doktor, çocuğun doğum öncesi ve doğum hikayesini tam olarak öğrenir. SP tanısı genellikle çocuk 6 – 12 aylık olana kadar konulmaz. Bu dönem çocuğun yürüme ve el ve baş denetimi gibi gelişimsel kilometre taşına erişmesi gereken dönemdir. Aşağıdaki tanısal testler dahil edilebilir:

    Nörolojik muayene (refleksleri ve beyin / motor işlevlerini değerlendirmek için)

    Röntgen – görülemeyen elektromanyetik enerji ışıkları kullanılarak iç dokular, kemikler ve organların filme yansıtıldığı tanısal bir testtir.

    Besleme çalışmaları.

    Elektroansefalogram (EEG) – kafatasına yerleştirilen elektrodlarla beyinin elektrik faaliyetlerinin sürekli kayıt edildiği bir işlemdir.

    Kan testleri.

    Yürüyüş incelemeleri (çocuğun yürüyüş şeklini değerlendirmek için).

    Manyetik rezonans görüntüleme (MRG) – Organlar ve vücudun içindeki yapılardan ayrıntılı görüntüler oluşturan büyük mıknatıslar, radyo frekanslar ve bir bilgisayarın birleşiminden meydana gelen tanısal bir işlemdir.

    Bilgisayarlı tomografi taraması (BT) – vücudun hem horizontal hem de vertikal kesitsel görüntülerini oluşturmak için x – ışınları ve bilgisayar teknolojisinin birleşiminin kullanıldığı tanısal bir görüntüleme yöntemidir. BT taraması, kemikleri, kasları, yağ ve organları içeren vücudun herhangi bir parçasının ayrıntılı görüntülerini gösterir.

    Genetik çalışmalar – ailesel geçiş koşullarını değerlendiren tanısal testlerdir.

    Metabolik testler – vücudun normal kimyasal işlevlerini sürdürmesi için gerekli olan özel enzimlerin (örneğin aminoasitler, vitaminler ve karbonhidratlar) eksikliğini değerlendiren tanısal testlerdir.

  1. c) Tedavisi

    Tedavi, deformiteleri engellemek veya en aza indirmeyi ve evde ve topluluk içinde kapasitesini artırmaya odaklanmıştır. Bir çocuk en iyi aşağıdaki sağlık çalışanlarından oluşan multidisipliner bir ekip ile tedavi edilebilir:

    Bakım hemşiresi

    Nöroşirürjiyen – beyin ve omuriliği ameliyat etmek üzere uzmanlaşmış bir cerrahtır.

    Nörolog – beyin, omurilik ve sinir hastalıkları üzerine uzmanlaşmış bir doktordur.

    Fizyoterapist

    Ortopedist – kaslar, bağlar, tendonlar ve kemikleri ameliyat etmek üzere uzmanlaşmış bir cerrahtır.

    Ortotist – Destek cihazları yapmak üzere uzmanlaşmış bireylerdir.

    Serebral Palsi’li bir çocuğun oturma, yürüme gibi hareketlerinde bağımsızlığa ulaşabilmesi için rehabilitasyona ihtiyaç vardır.

    Serebral Palsi’de çok değişik sorunlar görüldüğü için tedavi yöntemleri de farklılık göstermektedir.

    Serebral Palsi’de tedavi 3 grupta incelenir:

    İlaç Tedavisi: Hastalığı ilaçla tedavi etmek olanaksızdır. Sadece kasılmaları bir miktar azaltmak veya havaleleri kontrol altına alabilmek için ilaçlar verilebilir.

    Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon: Rehabilitasyonun amacı; çocuğun kollarını ve bacaklarını normale yakın kullanabilmesini sağlamak, uygun cihazlar ile ayakta durması veya yürümesini sağlayarak bağımsızlığını artırmaya çalışmak, anlaşılabilir konuşmayı öğretmek ve çocuğa olanaklar içinde normale yakın görünüm kazandırmaktır.

    Cerrahi Tedavi: Sinirlere, kaslara veya kemiklere yönelik olabilir. Cerrahinin etkisinin sınırlı olduğu ve her hastaya uygulanamayacağı, bazı durumlarda cerrahinin faydadan çok zarar getireceği unutulmamalıdır. Cerrahi tedavi uygulanan çocuklarda mümkün olan en kısa sürede hareketliliğin kazandırılması önemlidir.

  1. d) Öneriler

    Her hastalıkta olduğu gibi SP’de de korunma prensipleri bilinmelidir. Koruyucu önlemler doğum öncesinde, doğum sırasında veya doğumdan hemen sonra alınmalıdır. Tedavide en önemli rolü Aile üstlenir. Bu nedenle aileler en erken devreden itibaren tedavi sürecinde yer almalı ve bu konuda çalışan Sağlık ekibi ile işbirliğinde olmalıdırlar.

Kaynaklar:

www.diyadinnet.com/SaglikBilgisi-651&Saglik=serebral-palsi-sp

gazicocukbeyincerrahisi.gazi.edu.tr/posts/view/title/serebral-palsi-14284

 Prof dr. Erbil –Nigar dursun

Düzenleyen :

Özel Hayat Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi 

Filiz AKDEMİR

Rehber Öğrtemen